2018 İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü Basın Açıklaması

16.sını düzenlemekte olduğumuz Onur Yürüyüşü bu sene üçüncü kez İstanbul Valiliği tarafından yasaklandı. Valilik kendisine verilen yetkiyi bir kez daha toplumun belli bir kesimine karşı ayrımcılık uygulayarak suç işledi. Ankara Valiliğinin getirdiği süresiz yasak ve yıllardır Onur Yürüyüşlerine yönelik engeller göstermiştir ki, bu yasaklar eylemlere değil, varoluş biçimlerine yöneliktir. Valiliğin kararı var olan nefretin bir parçasıdır ve meşru değildir. Onur yürüyüşleri tam da bu sebeplerle önemlidir ve yapılmalıdır. Bizleri engellemeye yönelik tüm beyhude çabalara rağmen biz lgbti+’lar onurumuzla buradayız ve bu yasakları tanımıyoruz.

Valiliğin yasak kararında gösterdiği güvenlik bahanesi tek kelime ile komiktir. Yürüyüşlerimiz yasaklanmadan önce on üç yıl boyunca barışçıl bir şekilde düzenlendi. Bu yürüyüşler her geçen sene daha da kalabalıklaştı ve varoluşundan itibaren nefretle yüz yüze yaşayan biz lgbti+’lar için kendimizi güvende hissedeceğimiz ve sesimizi duyurabileceğimiz alanlar açılmasına aracılık etti. Bu barışcıl yürüyüşlerin aksine devletin işlediği nefret suçları, polis şiddeti ile yadsınamaz bir biçimde görünür hale geldi.

Bizler her yıl olduğu gibi bu yıl da burada, bu sokaklardayız. Kahkahalarımız, bağırışlarımız ve sloganlarımız hala bu sokaklarda yankılanıyor.
Binlerce insanın katıldığı ve görünürlüğümüzü kutladığımız yürüyüşlerimizi çok özlüyoruz. Bugün burada varoluşumuzun verdiği onurla ve onurumuzun verdiği güçle bizlere sınırlar çekmeye çalışanlarla alay ediyoruz.
Sizleri de hepimize kimliklerimiz, yönelimlerimiz, varoluşlarımız, bedenlerimiz, dilimiz, arzularımız ve bizi biz yapan her şey üzerinden sınırlar çekmeye çalışanlarla alay etmeye çağırıyoruz. Bizler, kendi sınırlarımızı aşarken ve özgürleşirken, büyüyoruz. Sınırsız, cinsiyetsiz alanlarımızı sokaklara genişletiyoruz. Bizi önce sınırlar içerisine hapsedip gettolaştıran, ardından kendi alanlarıımızdan bizi uzaklaştırmaya, dönüştürmeye çalışanlara karşı geliyoruz: Taksim’den vazgeçmiyoruz.

Şimdi, tam buradan; Taksim’den Tekirdağ’da devletin transfobik hukuk sınırları içerisinde tutsak bırakılmış Buse’yi de selamlıyoruz. Buse 26 gün önce kendisine dayatılan beden sınırlarına dur dedi ve ölüm orucuna başladı. Bu vesileyle bir kere daha devletin bize getirdiği yasakların ve hukuksal engellerin politik olduğunu ve bizleri varoluş mücadelemizden asla vazgeçiremeyeceğini haykırıyoruz.

Sadece bizler değil, tüm coğrafya tek adamın iradesi altında sınırlandırılmışken bütün çoşkumuzla ve enerjimizle buradayız ve herkese güç oluyoruz. Tek adam rejimine karşı verilen mücadelenin bizler olmadan başarıya ulaşamayacağını toplumun tüm kesimlerine hatırlatıyoruz.

Taksim’deyiz, sınırları aşmak konusunda kararlıyız, biz hiçbir yere gitmiyoruz. 26. Onur haftamız hepimize kutlu ve mutlu olsun.

Hormonlu Domates Adaylarını Bekliyor

Hormonlu domatesler ikiye ayrılır:
1) Yediğimiz domatesler.
2) LGBTİ+’lara karşı nefret içeren söz ve davranışları ifşa etmek için İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nda verilen Hormonlu Domates Ödülleri.

İkincisinin mevsimi başladı!

Senelerdir yılın LGBTİ+fobiklerine dağıttığımız hormonlu domates ödüllerinin bu yılki töreni öncesi, oylama için adaylarınızı hormonludomates@gmail.com adresine mail atabilir veya Twitter üzerinden #hormonluadayım etiketiyle paylaşabilirsiniz.

25. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Desteğinizi Bekliyor!

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası / Istanbul LGBTI+ Pride Week 25. yılını kutluyor!

Her sene açık çağrılarla bir araya gelen bir gönüllü grubunun emekleriyle hazırlanan Onur Haftası, bu yıl 19-25 Haziran 2017 tarihlerinde gerçekleşecek. Onur Haftası’nı kolektif bir dayanışmayla ortaya çıkarmak için Indiegogo kampanyamızdan masraflarımıza destek olmanızı bekliyoruz. Az-çok, gönlünüzden ne koparsa!

 

Alışın burdayız, #alışındavacıyız!

2016 İstanbul LGBTİ+ ve Trans Onur Yürüyüşleri öncesinde Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanı Kürşat Mican düzenlediği basın toplantısında, bizi “ahlaksız” ilan ederek yapılacak yürüyüşleri tehdit etmişti. Savurduğu tehditler LGBTİ+’ların onurlu bir yaşam mücadelesine yöneltilmiş açık bir nefret söylemidir ve kabul edilemez.

Yaptığımız suç duyurusu sonucu Kürşat Mican “halkı kin ve düşmanlığa tahrikten” yargılanacak. İlk duruşmamız 18 Mayıs Perşembe günü, Kartal Adliyesi 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, saat 13.45’te. Davamıza destek olmak için bütün dostlarımızı saat 13.30’da buluşmak üzere Kartal Adliyesi’ne bekliyoruz.

Ayrıca sesimizi duyurmak, Onur Haftamıza ve davamıza sahip çıkmak için 16 Mayıs saat 21:00’den itibaren #alışındavacıyız heştegiyle bir sosyal medya kampanyası başlatıyoruz.

Bize yapılan tüm haksızlıkların, baskıların, ve nefret söylemlerinin davacısıyız!

Alışın buradayız, #alışındavacıyız!

Hormonlu Domates Mevsimi Başladı!

13. Hormonlu Domates LGBTİ+fobi Ödülleri için aday isimleri toplamaya başladık!

LGBTİ+fobiklerin korkulu rüyası, geçen yıl gazete kapattıran Hormonlu Domates için adaylarınızı 8 Haziran tarihine kadar#hormonludomates2017 etiketiyle twitter’dan paylaşabilir ya da hormonludomates@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.
🍅 🍅 🍅

15. İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’ne Valilik Yasağı Kararına Onur Haftası’nın Cevabı

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası 1993 senesinden beri düzenlenmekte olup, 2002 senesinden beri İstiklal Caddesinde yapılan onur yürüyüşü ile sona ermektedir. Bu sene 15.’si düzenlenecek olan İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’ne İstanbul Valiliği web siteleri üzerinden yaptıkları açıklama ile izin verilmeyeceğini açıklamış bulunmaktadır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, en temel insan haklarından biri olan ifade özgürlüğünün bir parçasıdır ve gerek anayasal gerek uluslararası sözleşmelerce koruma altına alınmıştır. Bu yasak gerek AİHM içtihatları, gerek uluslararası sözleşmeler, gerek iç hukuktaki kanun ve anayasaya aykırıdır.

Ayrıca yapılan açıklamada Valiliğe 2911 sayılı kanun hükümleri uyarınca usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı söylenmiştir. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası ekibi olarak 5 Haziran 2017 tarihinde yazılı başvuru yaparak İstanbul Valiliği ile görüşme talebinde bulunmuş olduk. Ayrıca verdiğimiz dilekçe ile Onur Haftası ve yürüyüş tarihleri ve yürüyüşün planlanan konumu da valiliğe bildirilmiştir.

Valilik açıklamasındaki “toplumun farklı kesimlerinden çok ciddi tepki gösterildiği” ifadesi LGBTİ+’ların da bu toplumun bir parçası olduğu gerçeğini göz ardı etmekte, bundan da önemlisi nefret suçu işleyen grupların ve kişilerin tehditlerini “hassasiyet” adı altında meşrulaştırmaktadır.

“Turistlerin güvenliği ve kamu düzeni” ifadeleri ise yıllardır on binlerce kişiyle kutlanan, yurt dışından katılımcılarının da olduğu barışçıl yürüyüşümüz hakkında farklı bir algı yaratmaya çalışmaktadır.

Umuyoruz ki valilik barışçıl toplanma hakkının yeterli güvenlik önlemleri dahil devlete getirdiği yükümlülüklerin farkına vararak bu kararından vazgeçer ve 25 Haziran Pazar günü 15. İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü için bir kez daha saldırı kararı vermek yerine, toplumu birleştirici, sağduyulu ve insan haklarına saygılı bir tutum alarak, barışçıl ve güven içinde açıklama yapmamız için alan sağlar.

Altını bir kez daha çizmek istiyoruz ki bizler şehrin bir yerinde değil her yerindeyiz, bir gün değil her gün sesimiz çıksın istiyoruz. Bir kez daha diyoruz ki “Alışın, Burdayız, Gitmiyoruz!”

14. LGBTİ+ Onur Yürüyüşü için Her Sokağa Dağıldık

İstanbul Valiliği’nin 19 Haziran’daki Trans Onur Yürüyüşü ile İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü ve basın açıklamasını engelleme kararına karşı, 26 Haziran Pazar günü İstiklal Caddesi’nin her yerine “dağıldık”. Basın açıklamamız birçok sokakta okundu, gökkuşağı bayraklarımız binalara asıldı, sokaklarda dalgalandı. Basın açıklamamızı okuyanlar arasında Avrupa Parlementosu üyesi Terri Reintke de vardı.

Polis, zaman zaman İstiklal Caddesi’nin çeşitli köşelerinde dağılan arkadaşlarımıza gazla müdahale etti ve 29 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan tüm arkadaşlarımız serbest bırakıldı.

Basın açıklamamız:

Olduğun, örgütlendiğin her yerde ses çıkar bağır çağır! ‪#‎dağılıyoruz‬

Bugün bu basın açıklamasını okumamızın sebebi, 14. LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nün yasaklanmasıdır.

Onur Yürüyüşlerimiz, bu ülkenin şahit olduğu büyük, çok sesli ve kitlesel eylemlerden biridir. Bizler yürüyüşlerimizde, dünya tarihinde bizim payımıza düşen bu karanlık zamana aşkımız ve arzumuzla kafa tutarız. El konulan emeğimizin hesabını sorar, kaderimizi başkalarının elinden alır, geleceğimizi tahayyül ederiz. Savaşa karşı barışı, korkuya karşı cesareti, zulme karşı tüm ezilenleri savunuruz; başka bir dünyanın, cinselliğin, bedenin, hayatın mümkün olduğunu gösteririz. Yürüyüşümüzü engelleyenler, bize “toplumun hassasiyetleri”ni mazeret göstermiştir. Oysa gözetilen toplumun değil, iktidarın hassasiyetleridir. Toplum bizden başkası değildir. Yasaklanan, bizim, bu dünyanın onurlu insanlarının varoluşunu, taleplerini, barışa, adalete ve eşitliğe dair özlemlerini duyurma çabasıdır. Yürüyüşümüzün yasaklanması, sesimizin duyulmasını engellemek için yapılan başarısız bir çabadır.

Başarısız, çünkü varoluşumuzun bize verdiği onur, gördüğümüz baskıyla büyüyor. Bizi incitmek için ettikleri hakaretleri biz gururla sahipleniyoruz. Sahip olduğumuz sınırlı alanları dayanışmayla büyütüyoruz. Bizler yürüdüğümüz her sokakta, emek verdiğimiz her mesai gününde, her evde, yaşadığımız her aşkta ve her sevişmede bir devrim gerçekleştiriyoruz. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Antep’te, Amed’de, Meksika’da, Bangladeş’te, Orlando’da öldürülüyor ve tekrar doğuyoruz. Biz hep varolacak, varoluşumuzu hep haykıracak ve varoluşumuzdan hep onur duyacağız.

Bugün yürüyemiyoruz, ancak aslında yürümeye daha yeni başladık. Attığımız sloganların sesi kulağımızda, gökkuşağının renkleri bizimle ve özgürlüğün kokusu burnumuzda. Hoşgörüden, tahammülden, izinlerden daha fazlasını istemek için yola çıktık. Kişisel siyasal ve sosyal haklarımızın güvence altına alınması;anayasada cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin yer alması ve LGBTİ+ hareketinin politik bir özne olduğu gerçeğinin tanınması için mücadelemizi her an her yerde örüyoruz.

Dağılıyoruz, daha güçlüyüz, daha kalabalığız, daha gürültülüyüz. Bizden korkmakta haklılar, çünkü örgütleniyoruz, büyüyoruz, yürüyoruz.

———————————–

The reason why we are reading this press statement today is because the 14th Istanbul LGBTI+ Pride March has been banned.

Pride Marches are among the biggest, multi-voiced, and mass demonstrations that this country has witnessed. In our marches, we stand up to this dark time that is our share in world history, with our love and desire. We hold those who seize our labor accountable, we take our destiny into our hands, we dream our own future. We defend peace instead of war, courage instead of fear, and all who are oppressed. We show that a different world, sexuality, body, and life is possible. Those who banned our march used “society’s sensitivities” as an excuse. But what’s being guarded is not society’s but the government’s sensitivities. Society is none other than us. What’s being banned is our attempt to voice our longing to exist as proud people of this world, our demands, peace, justice, and equality. Banning our march is an unsuccessful attempt to silence our voices.

Unsuccessful because the pride of our existence grows with every oppression. We proudly own all the insults they throw at us to hurt us. We are expanding our limited spaces with solidarity. We are leading a revolution on every street we walk, on every work day, every house, every love and every act of lovemaking. We are killed and reborn in Istanbul, Ankara, Izmir, Antep, Diyarbakir, Mexico, Bangladesh, and Orlando. We will always exist, shout out our existence, and always be proud of our existence.

We are not marching today but we just started marching [forwards]. The sound of our slogans is in our ears, the colors of the rainbow are with us, the scent of freedom is in our noses. We are on this path to demand more than tolerance and permits. We are continually strengthening our resistance everywhere to demand that our personal, political, and social rights are guaranteed; that sexual orientation and gender identity are included in the constitution; and that the reality of the LGBTI+ movement as a political participant is recognized.

We are dispersing, we are stronger, bigger, and louder. They are right to be afraid of us because we are uniting, growing, and marching.

Foto: Şener Yılmaz Aslan / MOKU

Videolar için: https://www.facebook.com/prideistanbul/

24’üncü İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Programı

* İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Sergisi: nerdeen nereye

Sergi 20 – 26 Haziran arası, saat 13:00 ile 18:30 saatleri arasında gezilebilir.

Açılış: 20 Haziran 2016 Pazartesi, Saat: 19:00
Yer: Boysan’ın Evi

 

20 Haziran Pazartesi

Atölye: Homo-Transfobik Saldırılara Karşı Özsavunma Atölyesi
Saat: 14:00 – 16:00   Yer: İnfial

LGBTİ+ bireyler olarak, toplumsal ve bireysel hayatlarımızda her an karşımıza çıkan toplumsal şiddet aygıtına ve onun aparatlarına (faşistler, seksistler, homo/transfobikler, çeteler, ajanlar, linççiler, eli sopalı esnaf vs.) karşı sürekli ayık durmak ve özsavunmamızı geliştirmek zorundayız. Özsavunma, şiddeti bize yönelen baskı aparatlarını hızlı ve etkili bir biçimde etkisiz hale getirmek için zihinsel ve bedensel pratik eforları gerektirir. Korku ve güçsüzlük hissinden beslenen baskı aygıtını bertaraf etmek ancak zihinsel ve bedensel olarak güçlü olmak için çabalamakla mümkün olur.

Homo/Transfobik saldırı, linç ve cinayetler karşısında çaresiz değiliz. Öncelikle bireysel olarak bu saldırılar karşısında dimdik ayakta durmanın ve bunları bertaraf etmenin tekniklerini keşfedip üzerinde çalışarak güçlenmeliyiz. Daha sonra gücümüzü, deneyimlerimizi ve becerilerimizi yanımızdakilere aktararak özsavunmamızı genelleştirmeliyiz.

 

Panel: Bir İtiraz Olarak Vicdani Red
Saat: 15:00 – 17:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Moderasyon: İrem Az

Konuşmacılar:

Ercan Jan Aktaş: Askerlik Yapmayanların Erkek Sayılmadığı Bir Toplumda Erkek Olmayı Reddedenler

Erkeklerin vicdani red talepleri, onları şiddet kullanmaya zorlayan ulus-devletin siyasi ve ideolojik stratejilerine karşı olduğu kadar, aile ve piyasa gibi erkek egemenliğine dayalı alanlardaki “eril şiddet”e karşı bir içeriğe de sahiptir. Zorunlu askerlik yalnızca “yurdun müdafaasına” yönelik bir uygulama değil, aynı zamanda erkeklerin ve kadınların devletle aralarındaki vatandaşlık ilişkisini belirleyecek bir uygulamadır. Bu yolla erkeklik-devlet-askerlik arasında güçlü bir bağ kurulur, “en kutsal vazife” olan askerlik yoluyla birinci sınıf vatandaşlık erkeklere bahşedilir. .

Gökhan Soysal: Vicdani Reddin Hukuksal boyutları

Vicdani ret hakkı, daha çok savaş karşıtlığı moral değerleriyle din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilen uluslararası insan hakları örgütlerince koruma altına alınmış bir insan hakkıdır. TC Devleti’nin altına imzasını attığı sözleşmelerle kurulmuş örgütlerden özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bu konuda bağlayıcıdır. Devlet vicdani ret hakkını her ne kadar tanımak istemese de eskisi kadar zor aygıtlarını kullanamadığı da açıktır. Bunun üzerine bir değerlendirme yapılacaktır.

Emre Özyetiş: Pembe Vicdani Red

Türkiye’deki toplumsal muhalefet ağları içerisinde LGBTİ hareketi açtığı özerk mücadele alanı bakımından özgün bir konuma sahip. Öte yandan, özellikle 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında gün geçtikçe daha da şiddetlenen çatışmalı süreç ve savaş, toplumsal muhalefet ve mücadele deneyimi süresince elde ettiğimizi varsaydığımız kazanımların gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Türkiye’nin içine sürüklendiği savaş süresince iktidarın kullanımını yaygınlaştırdığı söylem, toplumu tahayyül ettiğimizden çok daha hızlı bir şekilde militarize ederek, dayatılan baskıcı ve otoriter yapıya karşı mücadeleyi neredeyse işlevsizleştirdi. Bu bağlam içerisinde, askerlikle olan ilişkisi “pembe tezkere” aracılığıyla tariflenen LGBTİ bireylerin, savaşa ve mevcut egemen yapının tahakküm araçlarına karşı vicdani reddi savunmaları ne anlama gelir?

 

Atölye: Cinsel Şiddetle Mücadele Yöntemlerinden Biri Olarak Lubunca
Saat: 17:00 – 19:00   Yer: Feminist Mekan

LGBTİ+’ların yaşadıkları cinsel şiddet biçimleri ve mücadele yöntemleri neler? Çeşitli cinsel şiddet biçimlerine karşı güvenli iletişimin araçları neler olabilir?  Lubuncayı cinsel şiddetle mücadele yöntemlerinden biri olarak görebilir miyiz? Seks pozitif bir dil, cinsel şiddetle ilgili kendimizi ifade etmemize nasıl yardımcı olabilir? Cinsel şiddeti konuşurken hangi kavramlar güçlendirici? Hadi konuşalım!

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği

 

Film Gösterimi: “Mutantlar: Porno Punk Feminizm”

Saat: 17:00 – 19:00    Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Belgesel – 2009 – Fransa 85′ Yönetmen: Virginie Despentes

Queer akademisyen, teorisyen ve aktivistlerle Amerika, Fransa ve İspanya’da yapılan bir dizi görüşmeden ve seks işçisi “kadın” hareketinin ve yeni tür bir performansın politik eylemlerinin çevresindeki arşiv belgelerinden oluşan Mutantlar: Porno Punk Feminizm, 80’lerde Amerika’da “pro-seks” [seks yandaşı] adıyla doğmuş olan bir feminist hareketin sahiplendiği tarzda ‘tümden bir cinsel özgürlük’ talebinde bulunan bir feminizmin hatlarını çiziyor.
Despentes bu filminde işlerine ilham veren Annie Sprinkle, Lydia Lunch, Candida Royalle gibi kadınların, onu direkt olarak etkileyen ya da beraber çalıştığı Coralie Trihn Thi, Catherine Breillat, Nina Roberts, Paul B. Preciado gibi kişilerin ve işlerini takdir ettiği Post Op, Emilie Jouvet, Maria Llopis gibi kişilerin işleri ya da sözlerini aktarıyor.

 

Panel: Üniversiteli LGBTİ+ Buluşması + Kokteyl
Saat: 19:00 – 21:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Sunum: Görkem Ulumeriç

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası, LGBTİ+ öğrenci kulüpleri, cinsiyetsiz tuvaletler, yurtlar ve soyunma odaları, akran zorbalığı, güvenli alanlar, ve kampüs aktivizmi hakkında yapılacak sunum ve ardından verilecek tanışma kokteyline LGBTİ+ öğrencileri davet etmekten onur duyar. Katılım üniversite öğrencileriyle sınırlıdır. Kayıt için istanbulpride@gmail.com adresine mail atınız.

“QUEER BEDEN” ÇALIŞMALARI kapsamında ‘Yakınlık ve İçtenlik kavramı’ (I)

Saat: 20:00 – 22:30      Yer: Çatı

İki gün boyunca yaklaşık üçer saatlik bir zaman diliminde gerçekleştirilmesi planlanan bu atölye ‘queer birey’lerle ‘yakınlık ve içtenlik’ teması üzerinden beden odaklı bir araştırmadir. Birbirimizle, dünyayla ve diğerleriyle ilişkilenirken queer oluş bize ne verir? Queer bir hayatın içinde yakınlık ve içtenlik duygularımız nasıl kurulur/nasıl kurulmaz? gibi soruların peşine düşeceğimiz atölyede güncel doğaçlama pratiklerinden yola çıkarak katılımcıların kendi dünyalarına, kendileriyle, dünyayla ve diğerleriyle ilişkilenmelerine yönelik yeni bir bakış ve dinamik kazanmaları amaçlanmaktadır.

Yürütücü: Ufuk Şenel

 

21 Haziran Salı

 

Atölye:  Eşitler arası Örgütlenme ve Bir Karar Alma Yöntemi Olarak Konsensus
Saat: 15:00 – 18:00   Yer: SALT Galata

Hangimiz bir toplantı sırasında daha önce alınan kararı unutmadı, hangimiz alınan karara dair “yeterince bir şey söylemedim” diye hayıflanmadı, hangimiz o gün canı sıkkın olduğu için konuşmak istemedi ve toplantıda ağzını bıçak açmadı, hangimiz heyecanına yenilip çok konuşmadı ve diğerlerinin zamanını çalmadı ki?!

Hepimiz bireysel ya da örgütlü mücadelelerimizde başkalarıyla aynı masaya oturup toplantılar, tartışmalar yaptık, kararlar aldık. Eşittik. Ama toplantı sırasında eşit miydik? Eşitler arası yapılan toplantılarda alınan kararlar tüm katılımcıların ortak sorumluluğuyla alınan kararlardır ve bu yüzden herkesin bu karara eşit katılımı, kararın nasıl alındığı ve nasıl uygulamaya geçirildiği hak mücadelesi veren gruplar için aynı derecede önemlidir. Tabandan, eşit örgütlenen politik gruplar için kararların nasıl alındığı güç ve hiyerarşiyle mücadelede önemli bir alandır. Bu yüzden bir karar alma yöntemi olan KONSENSÜS; tüm katılımcıların eşit şekilde grubun karar sürecine katılmasını, gücün grup içinde eşit dağıtılmasını, zamanın ve diğer kaynakların en verimli şekilde kullanılmasını amaçlar.

Bu onur haftasında “ Örgütleniyoruz “ teması çerçevesinde daha verimli toplantılar yapma ve kararlar alma yöntemi olan KONSENSÜS’ü çalışmak istiyoruz. (Şiddetsizlik Merkezi)

Not: Atölye aktivist olan veya olmayan herkese açıktır. Atölye en az 3 saat sürecektir.

 

Atölye: Maske Atölyesi (I)
Saat: 17:00   Yer: TAK

Mask & March
Onur Haftası’nda yalnızca sokakları, meydanları değil, kendi bedenimizi de renklerle donatmak, maskeyi alışılmışın aksine gizlenme değil, görünür olma ve ifade özgürlüğü amacıyla kullanmak üzere herkesi kendi maskesini yapması için atölyemize bekliyoruz.
Kullanılacak malzemeler: Karton, kağıt, tekstil malzemeleri, atık malzemeler, akrilik boya ve renklendiriciler, tutkal – Katılımcılar ek olarak istedikleri atık malzemeleri, kolaj teknikleri için görsel malzeme ve yayını getirebilirler.
Etkinlik 2 gün süreyle toplam 12 saatlik bir çalışmayı kapsıyor.

Kolaylaştırıcı: Oğuz Güdek

Not: Katılımcı sayısı 30 kişi ile sınırlıdır. maskandmarch@gmail.com adresinden kayıt yaptırılması gerekmektedir.

 

Atölye: Lubunyanın Gece Hayatı ile İmtihanı
Saat: 17:00 – 19:00   Yer: LeylaAlt

Şemmamme gece hayatımıza, parti eğlencemize ne zaman girdi?
Halay çekmeyi neden bu kadar çok seviyoruz?
Bir ben bir Allah biliyor diye yerlere yatan lubunyalara nasıl göbek attırılır?
Tiësto’dan Bergen’e uzanan müzik zevklerimiz?
En favori partilerimizin nesini sevdik? Müziklerini mi? Mekanını mı?
Yoksa koli bulma ihtimalini mi?
LGBT-friendly (dostu) kavramı bizim için ne ifade ediyor.

Biz mi mekanları kullanıyoruz, onlar mı bizi kullanıyor?

nots ve Şevval LGBTİ+ eğlence hayatını masaya yatırıyor.
Gelin birlikte muhabbet edelim.

 

Panel: Neden LGBTİ+ Barış Girişimi
Saat: 17:00 – 19:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Moderasyon: Esra Ferit

Konuşmacılar: İrem Güven, Zelal Demir, Cihan Erdal

Hayatın temeli: Oksijen ve Barış!

Yaşadığımız şu günler, barışın önemini daha iyi gözler önüne sermiş bulunmakta. Bizler, örgütlü-örgütsüz LGBTİ+aktivistleri; bu ihtiyacı her yerde haykırmak üzere bir araya geldik; varoluş sebebimizi ve bu süreçte aldığımız yolu aktarmak ve daha neler yapabileceğimizi birlikte konuşmak istiyoruz, aramızda olman bizi güçlendirir.

 

Atölye: Pembe Tezkere
Saat: 18:30 – 20:30   Yer: SALT Galata

Erkeklik deneyimi olanlarımız zamanı geldiğinde Türkiye’de zorunlu olan askerlik hizmetini yerine getirmek için ilgili yerlerden çağrılıyorlar. Oysa bizler için askerlik hizmetini yerine getirmemek bir hak! Pembe tezkere almanın yasal bir prosedürü var.

Pembe teskere alabilir miyim? Pembe tezkere alırken hangi yolu izlemem gerekir? Bu süreçte hangi hususlara dikkat etmeliyim? Pembe tezkere almam sosyal-iş yaşamımı nasıl etkiler?

Gelin atölyemizde tüm bu sorular üzerine beraber düşünelim!

 

Oyun Okuması+Söyleşi:ÖCÜLER
Saat: 19:15   Yer: Fransız Kültür Merkezi

Yazan: Yann Verburgh

Çeviren: Ayberk Erkay

Yöneten: biriken (Melis Tezkan, Okan Urun)

Oyuncular: Alican Yücesoy, Canan Atalay, Defne Halman, Halil Babür, Okan Urun

“biriken” kolektifi, Onur Haftası etkinlikleri kapsamında, yazar Yann Verburgh’un Öcüler oyununu Fransız Kültür Merkezi’nde okuma tiyatrosu olarak sahneliyor.  Yazarın 2014’te yazdığı ilk oyunu olan Öcüler, günümüzde homofobi konusunu ele alırken Fransa’dan Rusya’ya, Uganda’dan İran, Bulgaristan, Güney Afrika, Kamerun, Yunanistan, Brezilya, Romanya, Güney Kore ve  Hollanda’ya kadar uzanan bir coğrafyada toplumsal ve hatta fiziksel olarak dışlayan ve her defasında farklı şekiller alan ayrımcılığın genel tablosunu çiziyor.

Oyun, bir yandan Normandiya’da bir ormanda işkenceye maruz kaldıktan  sonra ölüme terk edilen Benjamin’in hikayesini takip ederken bir yandan da ondört farklı ülkedeki mağdurların, saldırganların, ailelerin ve dayanılmaz şiddetin tanıklarının bakış açılarını karşı karşıya getirir. Şiddetin, işkencenin, tutarsızlığın ortasında ve yaraların altında kalıp da yok edilemeyen tek şey ise dünyanın dört köşesindeki bu karakterlerin aşkları, umutları ve cesaretleridir.

Oyun okuması sonrasında yazar Yann Verburgh’la söyleşi gerçekleştirilecektir.
*FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ ETKİNLİKLERİNE KATILIM İÇİN ÖN KAYIT YAPTIRILMASI GEREKMEKTEDİR.
KAYIT İÇİN: https://www.inscription-facile.com/form/qT4ZOXdmrlovz2zvrxwy

 

Atölye: Eşcinselliğin Hastalık Sınıflandırılmasından Çıkarılmasından Sonraki Süreçte Toplumsal Etkileşimde Ruh Sağlığı Çalışanlarının Rolü ve Sorumlulukları
Saat: 19:30 – 21:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Eşcinsellik 1973 yılında DSM’den, 17 Mayıs 1990 yılında da Dünya Sağlık Örgütü’nün hastalık kriterlerinden çıkartıldı. Transseksüellik için ise hala karmaşa devam ediyor. Her ne kadar 1960’ların sonlarından itibaren tedavi söylemi terkedilmeye başlansa ve 1973 yılı ile birlikte ilk resmiyetini kazansa da toplumsal algıda ve yaşantıda hastalık, suç ve günah kavramları ile anılmaya devam edildi. Bugün hala LGBTİ’lere yönelik yoğun bir şekilde seyreden ayrımcılık, nefret söylemi ve nefret cinayetleri ile mücadele ediliyor. En önemlisi de, resmi olarak bir karşılığı olmasa da bazı ruh sağlığı çalışanları tarafından tedavi söylemi ile bir rant alanı yaratılmaya, toplumsal bir meseleden kazanç kapısı çıkarılmaya çalışılıyor. Bu sebeple, bu yıl Onur Haftası kapsamında, sadece topluma değil, ruh sağlığı alanında okuyan ya da çalışanlar olarak, bizzat ruh sağlığı alanının kendisine nasıl müdahale edebileceğimizi ve sorumluluklarımızı tartışmak istiyoruz. Lambdaistanbul Ruh Sağlığı Komisyonu

Moderasyon: Evren Evrim Önal, Özge Güdül

Panelistler: Eser Sandıkçı, Pınar Önen, Seven Kaptan, Umut Şah

 

Atölye: “QUEER BEDEN” ÇALIŞMALARI kapsamında
‘Yakınlık ve İçtenlik kavramı’ (II)
Saat: 20:00 – 22:30      Yer: Çatı

İki gün boyunca yaklaşık üçer saatlik bir zaman diliminde gerçekleştirilmesi planlanan bu atölye ‘queer birey’lerle ‘yakınlık ve içtenlik’ teması üzerinden beden odaklı bir araştırmadir. Birbirimizle, dünyayla ve diğerleriyle ilişkilenirken queer oluş bize ne verir? Queer bir hayatın içinde yakınlık ve içtenlik duygularımız nasıl kurulur/nasıl kurulmaz? gibi soruların peşine düşeceğimiz atölyede güncel doğaçlama pratiklerinden yola çıkarak katılımcıların kendi dünyalarına, kendileriyle, dünyayla ve diğerleriyle ilişkilenmelerine yönelik yeni bir bakış ve dinamik kazanmaları amaçlanmaktadır.

Yürütücü: Ufuk Şenel

 

ATÖLYE: Koli Bulma
Saat: 21:00 – 22:00   Yer: Mail yoluyla bildirilecek

Gecen sene ilkini gerceklestirdigimiz etkinlik, koli yogunlugundan tekrar sizlerle. Daha curetkar, daha kapali ve daha kolili.

Partner bulmak, koli kaldırmak için kullandığımız uygulamadan beğendiğimiz birine “SLM” yazdık. Eee sonra? Eve gelmesine kadar geçen sürede ne yapılır, nasıl hazırlanılır ? Kahve içmek için nerelere gidilir? Eve nasıl davet edilir? Hepsi ve daha fazlası uygulamalı olarak bu atölyede. Sınırlı sayıda katılım gerektiren bir etkinlik olduğu için katılmak için istanbulpride@gmail.com adresine mail atmanız gerekmektedir. Mekan katılımcılara mail yoluyla bildirilecektir.

22 Haziran Çarşamba

 

Atölye: Bedensel Derinleşme: Bedenim Nasıl Bir Coğrafya?
Saat: 15:00 – 17:00   Yer:  SALT Galata

Atölye Yürütücüsü: Gizem Aksu

Atölye, “Bedenim nasıl bir coğrafya?” sorusuyla katılımcıları kendi beden coğrafyalarında bir gezintiye çıkmaya davet ediyor. Bu coğrafyanın ön/öz­yargılardan muaf olması beklenmiyorsa derin dinleme ve duyumsama ile belirmeye başlayan her bir katmandan açığa çıkanlara tanık olmak, anlamlardan sıyrılıp an’a varabilmek mümkün olabilir mi? Hislerin gündelik repertuarından, et’in yıllanan izlerine kadar uzanacak bir keşif… Hayatın tüm hallerinin işlendiği beden coğrafyasının bolluğuna, her bedenin biricik ve özgün coğrafyasına dalmaya davetlisiniz.

 

Panel: Vegan Aksiyon – Hayvanlar İçin Adalet
Saat: 16:00 – 18:00   Yer: Cezayir

Konuşmacılar: Özlem Dede, Arvid Bager

Vegan Aksiyon olarak 24. LGBTİ+ Onur Haftası’nda türcülüğü anlatmak istiyoruz. Hegemonik ilişkiler sadece insanlar arası değil türler arası da kuruluyor. İnsan merkezli yaşamımızda diğer canlıların haklarının ne kadar farkındayız? LGBTİ+’ların, kadınların, engellilerin haklarını savunuyoruz, havanın, suyun hakkını savunuyoruz, diğer canlıların hakkını kim savunmalı? Adaleti herkes için istiyoruz.

 

Atölye: Maske Atölyesi (II)
Saat: 17:00  Yer:  TAK

Mask & March
Onur Haftası’nda yalnızca sokakları, meydanları değil, kendi bedenimizi de renklerle donatmak, maskeyi alışılmışın aksine gizlenme değil, görünür olma ve ifade özgürlüğü amacıyla kullanmak üzere herkesi kendi maskesini yapması için atölyemize bekliyoruz.
Kullanılacak malzemeler: Karton, kağıt, tekstil malzemeleri, atık malzemeler, akrilik boya ve renklendiriciler, tutkal – Katılımcılar ek olarak istedikleri atık malzemeleri, kolaj teknikleri için görsel malzeme ve yayını getirebilirler. Etkinlik 2 gün süreyle toplam 12 saatlik bir çalışmayı kapsıyor.

Kolaylaştırıcı: Oğuz Güdek

Not: Katılımcı sayısı 30 kişi ile sınırlıdır. maskandmarch@gmail.com adresinden kayıt yaptırılması gerekmektedir.

 

PANEL: Trans Geçiş Süreci
Saat: 17:00 – 19:00   Yer: SALT Galata

Moderasyon: Asım Ada

Konuşmacılar:

Esmeray

Berk

Sinem Hun

Trans geçiş sürecinin aşamalarını, geçiş sürecinin prosedür zorluklarını, tıbbi sürecin hukuki boyutunu konuşuyor ve hormon kullanımı, operasyon süreci gibi deneyimleri ilk ağzından dinliyoruz.

 

PANEL: Seks İşçiliği
Saat: 18:30 – 21:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Seks işçiliği, Türkiye’de hakkında çok az şey bilinen ama seks işçileri dışında hemen herkesin argüman ürettiği konulardan biri.
İstanbul LGBTİ+Onur Haftası, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği ile işbirliği içerisinde, Türkiye’de seks işçilerinin genel hak durumunu, tecrübelerini ve ihtiyaçlarını tartışmaya açıyor. Güncel gelişmelerin de ele alınacağı panelde, seks işçiliğinin dünü ve bugünü arasında kıyaslama yapılacak, konuyla ilgili savunuculuk stratejileri ve hak örgütlerinin geldikleri nokta dillendirilecek ve seks işçilerinin görünmeyen meseleleri gündeme taşınacak.
Herkesi seks işçileriyle dayanışmaya davet ediyoruz. Gelin, hep birlikte sorunlarımızı konuşalım.

TÜRKİYE’DE SEKS İŞÇİLİĞİ: DENEYİMLER, İHTİYAÇLAR, ÖNERİLER

Moderasyon:

Begüm Başdaş, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi

“Fahişelikten Seks İşçiliğine Hak Mücadelesi ve Güncel Durum“

Kemal Ördek, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği

“Türkiye’de Seks İşçilerinin Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Durumu”

Dr. Gökhan Yıldırımkaya, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Türkiye Temsilciliği

“Seks İşçilerinin Medyada Temsili”

Özge Gökpınar, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği

“Trans Kadın Seks İşçilerine Karşı Şiddet: Deneyimler”

Derya Karagöz, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği

“Kayıtdışı Seks İşçiliği ve Geneleve Giriş Sürecinde Yaşananlar”

Niler Albayrak, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği

“Bir Genelev Çalışanının Gözünden Genelevde Yaşam”

Sevgi, Genelev Çalışanı

“Bir Genelev Patronunun Gözünden Genelevler ve İhtiyaçlar” Mehmet, Genelev Patronu

Alper Rheme, Erkek seks işçisi olmak: sorunlar ve öneriler.

Yağmur Arıcan, Seks İşçiliği Politikaları Tartışmaları

 

FİLM GÖSTERİMİ: Veşartî/Gizli*
Saat: 19:00   Yer: Pera  Müzesi Oditoryumu

Türkiye – 2015 – 70′ Yönetmen: Ali Kemal Çınar

Bir gün bir kadın(Aram) Ali Kemal’e, otuzuna geldiğinde bir kadına dönüşeceğini söyler ve gider. Ali Kemal yakın bir zamanda otuzuna basacaktır ve otuz yaşına girdikten kısa bir süre sonra da evlenecektir. Bir taraftan Ali Kemal değişim fikrine adapte olmaya çalışırken, diğer taraftan da Berfin’le olan ilişkisini devam ettirmenin yollarını arar.

*Gösterimden sonra soru-cevap olacaktır.


MÜLTECİ LGBTİ+ KİTAP  LANSMANI (KOKTEYL)
Saat: 19:00 – 21:00    Yer: Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi

Gerek yaşadığımız coğrafyada, gerekse Ortadoğu, Afrika ve Doğu Avrupa’da LGBTİ’ler, Homofobi ve Transfobiye sıkça maruz kalmaktadır.
Arap Baharı’ adı altında Ortadoğu’da başlayan savaşlar, yaşam alanları zaten kısıtlı olan ve kırılgan gruplar arasında sayılan LGBTİ’leri daha da açık hedef haline getirmiştir. Bulunduğu konum itibariyle Türkiye, özellikle Avrupa ülkelerine göç etmek isteyen mültecilerin geçiş güzergâhı haline dönüşmüştür.
Hêvî LGBTİ Derneği olarak, Mülteci LGBTİ’ler alanındaki çalışmalarımızın bir sonucu olan Mülteci LGBTİ’ler kitabı yaptığımız görüşmeler, yaşanan hak ihlallerinin teşhiri ve kamuoyu baskısı oluşturmak için hazırlanmıştır.
Kitapta kendini Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transseksüel veya Transgender olarak tanımlayan mültecilerle görüşmeler ve alanında uzman kişilerin öneri, mevzuat ve sorunun teşhirine yönelik yazıları da mevcuttur.
Mülteci LGBTİ’ler kitabı lansmanında bir araya gelmeyi ve yeni çıkmış bu kitabı hep beraber tanıma ve değerlendirme şansını bulacağız.

 

ATÖLYE: Bombalara Karşı Sofralar: Aşkın Tahakkümü II
Saat: 19:00 – 21:00   Yer: İnfial

2015 Onur Haftası’nda düzenlenen ilk forumun ardından bu seneki ikinci atölyede aşk ilişkilerindeki tahakküm biçimleri arasından kıskançlık ve sahiplenmeye odaklanılacak; tekeşli heteronormatif ilişki biçimlerine alternatif komün yaşam, çokaşklılık, açık ilişki gibi yaşantılar dile gelecek. “Türk aile yapısı” devleti ayakta tutuyor, onu sarsmaktan çekinmeyelim.

 

Performans + Parti: Play Night
Saat: 21:00   Yer: E-mail ile bildirilecektir

Cinsellik ve bedene yönelik algımızı dönüştürecek, norm dışı bir dünyanın kapılarını aralayacak performansların  ve interaktif oyunların olacağı geceye  queer bir bdsm ile ilgilenenleri davet ediyoruz.  Fetişlerinizi kuşanıp gelmekten çekinmeyiniz.

Katılım 20 kişiyle sınırlıdır, kayıt yaptırmayanlar alınmayacaktır.

Kayıt için queerbdsmplaynight@gmail.com adresine mail atınız.

 

23 Haziran Perşembe

 

PANEL: Sporda Homofobi ve Beden Eğitimi Dersleri
Saat: 14:00 – 16:00   Yer: SALT Galata

Son zamanlarda sporun birçok dalında açılan LGBTİ’ler sporda homofobi, transfobi ve cinsiyetçiliğin yenilmesine yardımcı oldu mu? Homofobik eğitim sistemiyle, erkekliğin birleşimi olan beden eğitimi derslerinde cinsel yönelim temelli ayrımcılıklar neler? Sporda ve okulda karşımıza çıkan ayrımcılıkların kesişim noktaları nereler?

Tüm bu sorulara yanıt aradığımız, deneyim ve bilgi paylaşımında bulunacağımız, sporda yaşanan ayrımcılıktan yola çıkarak beden eğitim derslerinde eşcinsel ve trans öğrencilerin yaşadıkları ayrımcılıkları konuşmak ve çözüm yollarını hep birlikte tartışmak istiyoruz. (Liseli LGBTİ+)

Moderasyon: Emre Demir

Konuşmacılar:

Dr. İlknur Hacısoftaoğlu (Gedik Üniversitesi)

Arjin Deniz (Ankara Liseli LGBTİ)

Baran Ucal (Gedik Üniversitesi)

 

FİLM GÖSTERİMİ: Çürük/Pink Report
Saat: 16:00   Yer: Pera Müzesi Oditoryumu

Almanya – 2011 – 75′ Yönetmen: Ulrike Böhnisch

Türk Silahlı Kuvvetleri eşcinselliği genç erkekleri askerlikten muaf kılan zihinsel bir bozukluk olarak tanımlıyor. Ama aynı zamanda psikolojik ve daha aşağılayıcı yöntemlerle tıbbi tanı gerektiriyor.Bu film askerlik üzerine tamamen farklı seçimler yapmış birkaç gey erkeğin en içten hikayelerini anlatıyor. İfade özgürlüğü eksikliğinden dolayı gençler, Türkiye’nin en büyük tabularından birini ortaya çıkarırken yüzlerini saklamaya zorlanıyor.

 

Atölye: Feminizmin O Biçimi
Saat: 17:00 – 19:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Moderasyon: Gizem AslanNazlı Cabadağ (LezBiFem)

LGBTİ+ hareketinin feminizmle imtihanı; Feminist hareket bize neler katıyor, biz feminizme neler katıyoruz? Dahası bizim feminizmimiz neye benziyor?

Bu karşılıklı ilişkinin bize kazandırdıkları ve vaat ettiği potansiyelleri konuşmak üzere forumumuza bekliyoruz.

Not: Katılım na-trans erkeklere kapalıdır.

 

 

Etkinlik: Toplu HIV Testi Günü
Saat: 18:00   Yer: Osmanbey Metro Durağı

Korunmasız her türlü cinsel ilişki, güvenli olmayan kan alışverişi sonrası ve hamilelik öncesi HIV testi yaptırılması tavsiye edilir. Peki kaçımız bu testi düzenli olarak yaptırıyoruz? Bazen sonucundan korktuğumuz için, bazen de yeterince önemsemediğimiz için test olmayı ihmal edebiliyoruz.

Birlikten güç doğar diyerek 24. LGBTİ+ Onur Haftası katılımcıları olarak hep beraber Şişli Belediyesi Sağlık Müdürlüğü binasına HIV testi yaptırmaya gidiyoruz.

23 Haziran Perşembei akşamı saat 18:00’da Osmanbey Metro Durağı Pangaltı Dolapdere çıkışı, Ramada Otel Karşısı’nda buluşalım.

Not: Şişli Belediyesi ile yapılan anlaşma sonucu testler ücretsiz ve rumuz kullanılarak yapılacaktır. Kişiler daha sonra kendilerine seçtikleri rumuzu vererek test sonucunu öğrenebilecektir.

 

Hormonlu Domates Ödül Töreni
Saat: 19:30 – 21:30   Yer: Şişli Kent Kültür Merkezi

İstanbul Onur Haftası’nın vazgeçilmez etkinliği Hormonlu Domates Ödülleri bu yıl 12. kez gerçekleştiriliyor. Yıl boyunca homofobi, transfobi ve bifobide birbirleriyle yarışmış adaylar Onur Haftası boyunca oylanıyor, kazananlar ise ödül gecesinde belli oluyor! Domatesleri fırlatmaya herkesi bekleriz.

 

24 Haziran Cuma

Atölye: Korkmadan Sevişme Taktikleri: Güvenli Cinsellik
Saat: 14:00 – 16:00   Yer: Feminist Mekan

Kondomu doğru şekilde taktığınızdan emin misiniz? Oyuncaklarınızı nasıl paylaşacağınızı biliyor musunuz? Güvenli oral seks nasıl yapılır? Peki ya kişisel temizlik yaparken enfeksiyonlara açık hale gelebileceğinizin farkında mısınız? Bildiğinizi sandığınız çok şey yanlış olabilir!

Erkek erkeğe ve kadın kadına korkmadan sevişebilmek için cinselliği sağlığımıza zarar vermeden yaşamanın yollarını konuşacağız. Her şeyi rahat rahat Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı’nın uzmanlarına sorup tartışacağız. (Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı)

 

Panel & Forum: LGBTİ+ Mülteciler: Süreç, Varış, Dayanışma
Saat: 15:00 – 17:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

55 Milyon! Bu sayı tüm dünyada savaş, çatışma ve şiddet ile zorla yerinden edilmiş insanları anlatıyor. Türkiye ise 2016 yılı itibariyle, Suriye başta olmak üzere farklı ülkelerden gelen 3 milyonun üzerindeki mülteciye ev sahipliği yaparak dünyanın en çok mülteciye sahip ülkesi konumuna gelmiş durumda. Türkiye, Lübnan, Ürdün gibi ülkeler boylarını aşan sayılardaki mültecilerle baş başa kalırken Avrupa Birliği, Amerika ve diğer gelişmiş ülkeler güvenlik gerekçesiyle sınırlarını daha da kalınlaştırmaya çalışıyorlar. Bu karanlık tablonun içinde yolu sadece zorla yerinden edilmeyle değil, gittikçe yükselen muhafazakarlıkla da kesilen LGBTİ mülteciler, hem mülteci hem de LGBTİ olmanın çifte zorluğunu yaşıyor.

Manzara kesif ama mücadele vazgeçilmez. Bu seneki onur haftasının temasını da önümüze katarak Türkiye ve İsveç deneyimleri üzerinden LGBTİ ve mülteci olmanın yasal, toplumsal ve psikolojik yönleri üzerine konuşurken aynı zamanda birlikte mücadele etme imkanlarını tartışacağız.

Moderatör: Özlem Çolak (Lambdaistanbul)

Konuşmacılar:

Hayriye Kara (Kaos GL): Türkiye’deki mültecilerle ilgili yasal çerçeve

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, Geçici Koruma Rejimi, yasalar ve yönetmelikler… Türkiye’de kağıt üstündeki yasal durum uygulamada neye dönüşüyor ve LGBTİ mültecileri nasıl etkiliyor?

Mehmet Akın (SPoD): Türkiye mülteciler için “güvenli ülke” mi?

Avrupa Komisyonu’nun yakın bir zamanda verdiği kararla Türkiye “güvenli ülkeler” arasında sayıldı. Bu Türkiyeli mültecilerin ya da Türkiye’den Avrupa’ya kaçan mültecilerin durumlarını riskli hale getiriyor. LGBTİ mülteciler için bu ne anlama geliyor? Türkiye güvenli bir ülke mi?

Cihan Arıkan (RFSL İsveç): Mülteciler yerleştirildikleri ülkede neler yaşıyor?

LGBTİ mülteciler Türkiye’den geçtikten sonra Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerine yerleştiriliyor. “LGBTİ dostu” politikalarıyla bilinen İsveç’e yerleştirilen mülteciler neler yaşıyor? Ulaştıklarında karşılaştıkları sorunlar neler?

Mültecilerden Tanıklıklar:

Arabic Tea & Talk grubundan Hussam Slk ve diğer mülteci arkadaşlar ülkelerinde ve Türkiye’deki yaşadıkları deneyimlerden ve yaptıkları çalışmalardan bahsedecekler.

Can Kaya ve Müzeyyen Arac (Hevi LGBTİ): Kitap tanıtımı

Hevi LGBTİ, Türkiye’de yaşayan LGBTİ mültecilerin tanıklıklarından oluşan kitaptan, kitabı hazırlama sürecinden ve deneyimlerinden bahsedecekler.

 

FORUM:  Türkiye’deki LGBTİ Örgütlenmeleri Buluşması
Saat: 17:00 – 19:00   Yer: SALT Galata

Türkiye’de etki gücü ve alanı giderek genişleyen LGBTİ+ hareketinin yerel dinamikleri neler? Örgütler nasıl deneyimler yaşıyorlar ve farklı olarak nasıl mücadele pratikleri geliştiriyorlar? Türkiye’deki LGBTİ+ hareketinin 2016 yılında gündemini neler oluşturdu? Sokak muhalefeti ne durumda? Yereli ‘yerel’ yapan unsurlar neler? Bu ve ilişkisel sorulara yanıt aramaya çalışacağımız buluşmada yerel örgütlerin temsilcileri ile dinamik bir tartışma geliştirerek LGBTİ+ hareketinin Türkiye’deki uzamı hakkında geniş bir bakış açısı geliştirerek mücadelemizi büyütmek niyetindeyiz. Siz de gelin bu anlamlandırma ve tartışma sürecinin bir parçası olun!

 

PANEL: İşgal Altında LGBTİ+ Olmak
Saat: 17:00 – 19:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Moderasyon: Aslı Zengin

Kürdistan Deneyimi:

Zerşin Nazlı (KeSKeSoR Amed LGBTİ Oluşumu)

Siyabend Kurdi (Kadıköy LGBTİ+ Meclisi)

Okan Altekin (KeSKeSoR Amed LGBTİ Oluşumu)

Filistin Deneyimi:  Joul Elias (Al-Qaws)

Sermaye ve iktidar ilişkilerinin dayattığı hayat biçimleri, özellikle ataerki ve heteronormativite her yanımızı uzun zamandir kuşatıyor. LGBTİ+ bireyler bu kuşatmanın toplumda egemen olan normlara karşı konumlandırdığı gruplardan bir tanesi. LGBTİ+ bireyler bu kuşatma altında yaşarken, aynı zamanda kendilerine dayatılan hayatlara biat etmiyor, bu hayatlar içerisinde çatlaklar açıyor ve mücadele ederek alternatif birliktelikler kuruyorlar. Ne var ki, bazı coğrafyalarda LGBTİ+ bireylerin mücadelesi ve hayatı örgütleyişi sadece ataerki ve heteronormativiteye karşı direnmekle gelişmiyor. Devlet ve egemen olan bu coğrafyalarda iktidarını üretmek ve sürdürmek adına şiddetin ırkçı ve etnik biçimlerine de başvuruyor. Dolayısıyla LGBTİ+ bireylerin arzu, duygu ve cinsel ekonomileri çeşitli iktidar ilişkilerinin ve şiddet biçimlerinin kesişiminde şekilleniyor. Kürdistan ve Filistin bütün bu tahakküm ilişkilerinden ciddi biçimlerde nasibini almış birbirine yakın iki coğrafya. Kuşatma ve sömürge bu iki coğrafyada mekanla, bedenle ve zamanla girdiği şiddet ilişkileri üzerinden kendini vahşi biçimlerde kurdu ve hala kurmaya devam ediyor. Bu coğrafyalarda LGBTİ+ birey olmak, cinselliğin ve arzunun sadece ataerki ve heteronormativiyle olan kavgasını değil, aynı zamanda devlet ve sömürgeciyle ırk ve etnik kimlik üzerinden girdiği başka kavgaları da içeriyor. Panel bu iktidar ve şiddet ilişkilerinin kesişimine odaklanarak şu sorulara cevap arayacağımız bir platform sunuyor: Kurdistan ve Filistinde LGBTİ+ birey olmak ne demek? Siddetin tüm çıplaklığıyla yaşandığı bu coğrafyalarda LGBTI mücadele ne anlama geliyor? Bu coğrafyalar dışındaki alanlarda süregelen mücadeleler için ne anlam ifade ediyor?

 

PANEL: LGBTİ+’lara Yönelik Psikososyal Destek Ağı Oluşturmak
Saat: 18:30 – 20:30   Yer: SALT Galata

Kişilerin toplumsal yaşam içerisinde yaşadıkları ayrımcılık, kötü muamele, şiddet, geçim sıkıntıları gibi zorluklar arttıkça yaşadıkları ruhsal zorlanmalar da artabilir. Bunlarla sıklıkla karşı karşıya kalabilen ve çeşitli ölçeklerde mücadele eden LGBTİ’lerin yaşadığı zorlanmalara karşı başvurabilecekleri destek mekanizmalarının olması önemli bir ihtiyaç gibi gözükmektedir. Bu mekanizmaların kişilere ve toplumsal yaşama olumlu katkılar sunabilmesi için ayrımcılığı yeniden üretmemesi ve erişilebilir olması gerekir. LGBTİ’lerin yaşadıkları sorunlara karşı verilen toplumsal mücadeleleri de destekleyen bir meslek örgütü olan TODAP, bu yönde emek harcayan birçok kurum gibi, güvenilir ve erişilebilir psikolojik destek mekanizmalarını çoğaltmanın yollarını arıyor.

Bu oturumda biz, farklı psikososyal destek ağlarındaki deneyimlerden de yola çıkarak, LGBTİ’lere yönelik bir psikolojik destek ağına ihtiyaç olup olmadığını, ihtiyaç varsa bunun nasıl kurulabileceğini, alandaki kurumların nasıl ortaklaşabileceğini, böyle bir ağın ilke ve yöntemlerinin neler olabileceğini katılımcılarla konuşmak istiyoruz. Oturumda önce çeşitli ağ deneyimlerine dair kısa giriş sunumları yapılmasını ve bunun sonrasında katılımcılarla birlikte ilke ve yöntemlere dair sorular üzerine bir tartışma yürütülmesini planlıyoruz. Oturumdan çıkacak fikirlerin ise LGBTİ’lere yönelik destek sunmak üzere oluşturulacak bir ağın ön adımları olmasını umut ediyoruz. TODAP (Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği)

Yürütücü: Aylin Ülkümen, Baran Gürsel, Doğa Eroğlu, Özlem Çolak

 

FORUM: Örgütleniyoruz!
Saat: 19:00 – 21:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Örgütleniyoruz! temasıyla gerçekleşen 24. LGBTİ Onur Haftası’nda, İstanbul’da örgütlenen tüm LGBTİ+ dernekleri, sendikaların ve siyasi partilerin LGBTİ+ örgütlenmeleri, LGBTİ öğrenci kulüpleri ve bağımsız aktivistleri olarak bir araya gelip, sokağa çıkmanın bile zorlaştığı bugünlerde bir araya gelmenin hallerini, bu koşullarda örgütlü olmanın alternatif yöntemlerini, neler yaptığımızı ve neler yapabileceğimizi konuşacağız.

 

Film Gösterimi: #direnayol*
Saat: 20:00   Yer: Pera Müzesi Oditoryumu

Almanya – Türkiye – 2016 – 60′ Yönetmen: Rüzgâr Buşki
#direnayol trans* aktivist Şevval Kılıç’a Gezi Direnişi’nin coşkusuna yakalanmış 21. Istanbul LGBTI Onur Haftası’nda eşlik ediyor. #direnayol, günümüz Türkiye siyasetinde hatırlamamız gereken umut, mizah ve dayanışma dalgasına tanıklık eden kanunsuz bir görsel işitsel yolculuk.
*Gösterimden sonra soru-cevap olacaktır.

 

Yemek: Gökkuşağı Sofrası
Saat: 20:48   Yer: Galatasaray Lisesi Önü

Kimsenin kimseyi ötekileştirmediği, çeşitliliklerimizin zenginliğimiz olduğunu, ortak yönetim ve ortak mülkiyet anlayışını; eşitlik-adalet ve özgürlük temelinde inşâ edebileceğimizi göstermek için…

Hangi yönelime sahip olursa olsun, hangi dili konuşursa konuşsun, hangi dine inanırsa inansın, hangi mezhebin temsilcisi olursa olsun, hangi ırka dahil olursa olsun, heteroseksüel-eşcinsel, inanan-inanmayan demeden, herkesi kucaklayan ve herkesin el ele verip katkı sunduğu, türler arası hiyerarşiyi kurmayan vegan bir sofra kurmak için; Azığınla gel…

 

PARTİ: Safe Sex
Kapı Açılış: 22:00   Yer: COOP

Hazırlık partileriyle akıllara kazınan Onur Haftası bu kez meşhur cuma partileriyle geri dönüyor. Condomunuzu istemeyi unutmayın!

 

25 Haziran Cumartesi

Panel : Siyasette LGBTİ Hakları İçin Örgütlenmek
Saat: 12:00 – 14:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Konuşmacılar: Robert Hannah (İsveç Parlamentosu Milletvekili), Terry Reintke (Avrupa Parlamentosu Vekili), Sedef Çakmak (Beşiktaş Belediyesi Meclis Üyesi)

LGBTİ’lerin siyasi temsili Türkiye’de 90’lı yıllardan bu yana verilen bir mücadeleyi ifade ediyor. Fakat siyasi temsil, 2014 Yerel Seçimleri ve 2015 Genel Seçimleri ile birlikte yürütülen kampanyalarla LGBTİ hareketi içinde daha fazla tartışma konusu olmaya başladı. LGBTİ’lerin eşit yurttaşlık haklarını cinsiyet kimlikleri ve cinsel yönelimleri üzerinden ayrımcılığa uğramadan kazanabilmeleri, kendi sözlerini birinci ağızdan söyleyebilmeleri için LGBTİ’lerin siyasete katılımı ve temsili daha fazla önem taşıyor. Geçtiğimiz dönemde Yerel Yönetimlerde birçok kurum dönüşmeye başladı, Meclis’te birçok milletvekili LGBTİ haklarından bahsetmeye başladı, bazı siyasi partiler tüzüklerinde, programlarında ve seçim kampanyalarında LGBTİ’lere yer vermeye başladı. Bu kazanımların büyük çoğunluğu partilerdeki LGBTİ’lerin ve LGBTİ örgütlerinin mücadeleleri sonucunda ortaya çıktı.

Bu panelde de siyasetin içinde LGBTİ’lerin nasıl örgütlenmeler kurdukları, hem siyasetin dilini hem de siyasetin kendisini nasıl dönüştürdükleri konuşulacak. 2014 Yerel Seçimlerinden sonra SPoD’un “LGBTİ Dostu Yerel Yönetimler” kampanyası sonrası Beşiktaş Belediye Meclisi’ne seçilen Sedef Çakmak, genç yaşında İsveç’te önemli başarılar kazanan İsveç Milletvekili Robert Hannah ve Avrupa Parlamentosu’ndaki en genç vekillerden olan Terry Reintke panelde konuşmacı olarak yer alacak.

 

Atölye: El Yapımı Dildo Atölyesi
Saat: 13:00   Yer: Maçka Parkı

Kolaylaştırıcı: Deniz Dilan

Islat sık yuvarla, büz döndür ovala, sar sarmala boya badana! Kendine sevdiğine karşı komşuya, neredeyse ekolojik, rengi biçimi yaratıcılığına kalmış, çeşit çeşit dildolanma atölyesi.

Malzemeler: Dildoyu yapmak için tuvalet kağıdı (boyutlar devasa değilse 1 rulodan ortalama 2-3 tane dildo çıkıyor), su, renklendirmek için sulu boya, sim, oje vs gibi makyajlama malzemeleri, sarmak için koli bandı. Kullanmak içinse kondom.

 

Piknik  +  Atölye: İşaret Dili  +  Atölye: Flört Kuşağı +  Atölye: Ermeni Halk Dansı (Halayı)
Saat: 15:00 – 20:00   Yer: Maçka Parkı

Bu sene de yemyeşil çimenlere yayılıp, ağaçların altında but güllüm alıkacağımız pikniğimize hepinizi bekliyoruz. İşaret dili atölyemiz de piknik süresince isteyenlerin katılımına açık olacak.

Atölyeler, oyunlar ve dahası Maçka Parkı’nda, gökkuşağının altında.

 

Atölye: İşaret Dili
Saat: 15:00   Yer: Maçka Parkı

Yürütücüler: Kaan GöncüAhmet Turan Yılmaz

SPoD Sakat LGBTİ çalışma grubunun düzenleyeceği İşaret Dili atölyesi işitme engellileri kendi dillerinde anlamak, işaret dilini keşfetmek isteyen, çalışmalarımıza yeni düşüncelerle manevi destek sağlayacak herkese açıktır.

 

Atölye: Flört Kuşağı
Saat: 15:00  Yer: Maçka Parkı

Moderasyon: Derya AkişliPınar Karabağ (LezBiFem)

Flört meyve mi sebze mi? Flörtünüzü nasıl alırdınız?

Bildiklerimiz arzuladıklarımıza yetmiyor. Bize çelme takan güvensizlik, tabu, utanç ve korkular gerçekten bize ait duygular mı?

Gelin flört biçimlerimizi, alanlarımızı ve deneyimlerimizi birlikte konuşalım.

Not: Katılım na-trans erkeklere kapalıdır.

 

Atölye: Ermenistan Halk Dansı (Halayı)
Saat: 15:00   Yer: Maçka Parkı

Yürütücü: Kyle Khandakian

Ermenistan’da 5 aydir gittiği Ermeni Halk Dansı dersinden eşcinsel oldugu için kovulan Kyle Khandakian’dan homofobiye, faşizme, cinsiyetçiliğe ve hatta ve hatta kapalı sınırlara inat Ermeni dansını hep birlikte omuz omuza öğreniyoruz.

 

Panel : Diaspora’da LGBTİ+ Olmak ve Örgütlenme Alanları
Saat: 16:00 – 18:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Moderasyon: Sertan Kıyan

Konuşmacılar:

Kyle Khadakian: ABD Ermeni Cemaati ve Ermenistan’daki Homofobi ve Örgütlenme Deneyimi

I would do a general overview of attitudes and perceptions of LGBTI people in Armenia and in the Armenian disapora, and also talk about what it’s like to be a double minority as a queer Armenian by weaving in diaspora and genocide narratives, which are both relevant to the struggles queer Armenians face, especially for those of us who live in diaspora

Robert Hannah: İsveç Süryani Cemaati’nde Örgütlenme Deneyimi

İsveç dünyada insan hakları ve cinsiyet eşitliği konusunda örnek gösterilen ülkelerin en başında. İsveç’te bulunan en büyük cemaatlerden bir tanesi de Süryaniler. Süryaniler, tarihsel olarak Türkiye, Irak, İran ve Suriye’yi de içine alan Mezopotamya bölgesinde yaşayan ve Hrıstiyanlığı ilk kabul eden cemaat olmakla övünen bir halk. Peki İsveç’te hem cemaatin mensubu olup hem LGBTİ+ olmak nasıl karşılanır? Örgütlenirken ve milletvekili olarak oy isterken ne gibi sorunlar ortaya çıkabilir? Hatta örgütlenip açık bir eşcinsel olarak meclise girince nelere hazırlıklı olunması gerekir? Bu süreçte nelerle karşılaşılabileceğini, durumun avantaj ve dezavantajlarını konuşacağız.

 

KISA FİLM SEÇKİSİ :

Saat 18:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Kurneqîz/Trans Kadın*

Yönetmen: Gökhan ve Seza Köreken Yalçınkaya

” 17 yaşında trans bir çocuğun kırsal alanda yaşadığı iç çatışma ve dışlanmayı anlatan kürtçe kısa metrajlı bir filmdir”

*Gösterim sonrası film ekibinin katılımıyla söyleşi gerçekleşecektir.

Nerdesin Aşkım?/Where Are You My Love?*

Yönetmen: Merve Gezen

Merve Gezen’in yazıp yönettiği Nerdesin Aşkım?/Where Are You My Love? trans bir bireyi intihara sürükleyen süreci anlatıyor. Dünya festivallerini gezen film Boston’dan “İnsan Hakları Ödülü” ve Kanada’dan “En Mükemmel Film” ödülleri ile döndü. Türkiye’de ilk gösterimini İstanbul LGBT Pride’ta yapacaktır.

*Gösterim sonrası  yönetmen Merve Gezen ve oyuncu Seyhan Arman katılımıyla söyleşi gerçekleşecektir.

 

Söyleşi + Forum : Trans LAB
Saat: 19:00 – 21:00    Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Konuşmacılar:

Buse Kılıçkaya: “Seks İşçiliğinden Lobi ve Savunuculuğa: Seks İşçilerinin Haklarının Türkiye’de Trans Hareketine Dahil Olması”

Gani_Met: “Beden ve Kimlik Çıkmazında Kuir Performanslar: İkili Cinsiyet Rejiminin Ötesinde Trans Olma Halleri”

 

GOL YEMEYİ SEVENLER TURNUVASI
Saat: 19:00 – 21:00    Yer: Taksim Spor Kulübü

Kadına, orospuya ibneye küfretmek yok. Endüstriye ve mafya kulüp başkanlarının cebine malzeme olmak yok. Kavgacı holiganların şiddet bahanesi olmak yok. Yeşil sahaların erilliğine ve heteroseksizmine inat, paslaşması bol, taraftarı gullüm bir turnuva için kuir futbol camiasının (?!) köklü ve seçkin (!) lubunya takımları Atletik Dildoa, Sportif Lezbon, Lezyonerler ve Queer Park Rangers bir araya geliyor (!!!) Gol atmanın da yemenin de, çalımlarda kesişmenin de keyfini yaşamak isteyenler istanbulpride@gmail.com  adresine isimlerini bildirerek turnuvanın 4. takımı Lubun İdman Yurdu’nun oyuncusu olabilirler. Gelin, ofsaytlarda buluşalım 🙂

 

Atölye: Drag King
Saat: 20:00 – 22:00    Yer: Çıplak Ayaklar

Drag King kıyafet, tavır, makyaj vb. ile farklı erkeklik rollerini ve maskülenliğini performe etmek anlamına gelir. Çapkın, serseri, entellektüel, kabadayı, centilmen, görev adamı, devrimci, gizli ibne, ağır abi, aile babası, mülayim,…. Gerçekçi ya da karikatürize; bu atölyede cinsiyet bir oyun alanı. İster erkek steriotiplerini performe et, ister içindeki masküleni ortaya çıkar!

Atölyede erkekliğin kitabını çalıştıktan sonra sakal-bıyık, yürüyüş, oturuş vb. çalışmalar yapacağız ve en sonunda partiye çapkınlığa çıkacağız. Atölye maskülenliği deneyimlemek isteyen kadın ve translara açıktır.

Not: Etkinlik kayıt gerektirir; priderezervasyon@gmail.com
adresine mail atabilirsiniz.

 

Parti: ARABİK
Kapı Açılış: 22:00    Yer: nayah

Bu parti kaçmaz! Suriye’li, Irak’lı dostlarımız ile artık bir aradayız, örgütleniyoruz ve eğleniyoruz. Gece boyunca Arap müziğine doyuyor, hep beraber oryantalin dibine vurup kıvrıla kıvrıla kopuyoruz!
*Gecede toplanılacak bağışlar ile mülteci LGBTİ+’larla dayanışılacaktır.

 

26 Haziran Pazar

Don Kişot Bisiklet Kolektifi ONUR’la pedallıyor!
Saat: 15:00    Yer: Beşiktaş İskele

ROTA: Beşiktaş – Kabataş- Karaköy- Tarlabaşı – Taksim – İstiklal Caddesi

Kafamızda kasklar, ardında saçlar; gövdelerimizle, rüzgarları yara yara ilerliyoruz

Tüketmeden yol alıyoruz; yollar taşlı, rampalar sert, memlekette çetin vaziyetler

Dayanışarak, örgütlenerek pedallıyoruz

Aşıyoruz tümsekleri…

Açık havada sürüşün keyfi, alnımıza vurur rüzgar,

Selemizde bayraklar…

“Aşk” demişti yeryüzünün büyük ustaları, aşk ile sevebilmek, ve direnebilmek o güzellik uğruna. Yüzünde badem çiçekleri, saçlarında ilkbahar, sen de gel, 26 Haziran Pazar günü 15:00’te; 24. LGBTİ+ Onur Haftası’nda  Beşiktaş İskele’de buluşup Gökkuşağı bayraklarımızla İstiklal Caddesi’ne pedallıyoruz.


ONUR YÜRÜYÜŞÜ
Saat: 17:00    Yer: İstiklal Caddesi

Bu sene 14. kez ve daha kalabalık olarak İstiklal Caddesi’ndeyiz! Neşemizi, aşkımızı isyanımıza katarak sokakları, caddeleri gökkuşağı bayraklarıyla donatacağız, sloganlarımızla inleteceğiz. Sen yoksan çok eksiğiz!

Parti: Kapanış Partisi
Kapı Açılış: 22:00
Yer: COOP

Varoluşumuzu kutlamak,aşkımızı, hazzımızı ,onurumuzu haykırmak için 26 Haziran Pazar günü Taksimi gökkuşağına boyadıktan hemen sonra 24.İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası kapanış partisinde buluşalım!

 

ADRESLER:

Beşiktaş Vapur İskelesi, İskele Cad. Beşiktaş/İstanbul

Boysan’ın Evi: Cumhuriyet Caddesi Üftade Sokak Latif Apt. No:10 Daire:3 Elmadağ İSTANBUL (Elmadağ Akbank’in olduğu Sokak)

Cezayir Toplantı Salonu: Hayriye Cad. 12 Galatasaray Beyoğlu/İstanbul (GS lisesinin sağından aşağı inen caddenin devamında, ilk sola dönüldüğünde)

Coop : Balyoz Sok. No:7 D:1, Beyoğlu/İstanbul (Asmalımescit’e gelmeden, Mado’nun sokağında)

Çatı Dans: Hacımimi, Hacı Mimi Külhanı Sk. No:1 Beyoğlu/İstanbul

Çıplak Ayaklar Stüdyosu: Firuzağa mah. Çukurcuma cad. No: 6/ 3 Beyoğlu/İstanbul

Feminist Mekan: Katip Mustafa Çelebi mah. Tel sok. No: 20/3 Beyoğlu/İstanbul (İstiklal Cd. Büyükparmakkapı sokağa girip, sokağın sonundan sola dönüldüğünde, Tel Sk. sonundaki sağdaki bina)

Fransız Kültür Merkezi: Kuloğlu Mh., İstiklal Cad. No:4  Beyoğlu/İstanbul

İnfial: Bülbül Mah. Turan Caddesi, No: 36A  Beyoğlu/İstanbul

Leyla Alt: Şht. Muhtar, Mis Sk., 34435 Beyoğlu/İstanbul (Mis Sokak girişinde, sağda, Güzel Zamanlar Birahanesi’nin üst katı)

Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi, Boruçiçeği Sk. No:2 Şişli/İstanbul

Osmanbey Metro Durağı, Pangaltı Dolapdere Çıkışı, RAMADA Otel karşısı, Şişli/İstanbul

Pera Müzesi: Asmalı Mescit, Meşrutiyet Cd. No:65  Beyoğlu/İstanbul (Odakule’nin Meşrutiyet Cd. çıkışının yanında)

SALT Galata: No: Bankalar Cd. No:11  Beyoğlu/İstanbul

Şişli Belediyesi Merkez Poliklinik: Merkez, Abide-i Hürriyet Cd No:5  Şişli/İstanbul

Şişli Kent Kültür Merkezi: Halaskargazi Cd. No:168  Şişli/İstanbul

Taksim Spor Kulübü: Çobanoğlu Sk. No:84 Şişli/İstanbul

TAK: Rasimpaşa Mah. Duatepe Sk. No: 61 Yeldeğirmeni Kadıköy

Suç Duyurusu ve Basın Açıklamamız

24. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komisyonu olarak, Taksim’de dün gerçekleşen 7. Trans Onur Yürüyüşü basın açıklamasının, polis tarafından gaz bombası, plastik mermi ve göz altılarla engellenmek istenmesinin LGBTİ+’leri yıldırmayacağını, tam tersine bundan sonra seslerinin daha güçlü çıkacağını açıklıyoruz.

26 Haziran Pazar günü 14. İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü için, Taksim’de bir basın açıklaması yapmak istiyor, valiliğin bir kez daha saldırı kararı vermek yerine, toplumu birleştirici, sağduyulu ve insan haklarına saygılı bir tutum alarak, barışçıl ve güven içinde açıklama yapmamızı sağlamasını istiyoruz.

ALPERENLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU, VALİLİK KARARI İÇİN İPTAL BAŞVURUSU YAPIYORUZ

Valilik, geçtiğimiz yıl 100 bin kişinin katılması beklenen Onur Yürüyüşü’nü ‘Ramazan ayı dolayısıyla bazı grupların hassasiyetleri’ gerekçesiyle engellemeye çalışmış, polis İstiklal Caddesi’nde çok sert müdahalede bulunup hak ihlali işlemişti. Bu yıl Trans Onur Haftası’nın son gününde yapılmak istenen yürüyüş öncesi, polisin de bilgisi dahilinde bir basın açıklaması yapıldı. Ancak polis, açıklamanın bitmesine izin vermeyip, İstanbul LGBTİ Derneği’nin bulunduğu Öğüt Sokak’taki insanları Mis Sokak’a sürükledi. Mis Sokak’ın çevresini kapatan polis, bir yandan sokakta duran insanlara dağılın anonsu yaptı, sonrasında da gaz bombası ve plastik mermilerle saldırdı, birçok kişiyi göz altına aldı. Gözaltına alınan tüm arkadaşlarımız ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Basın çalışanlarının ise kaydettikleri görüntüleri silmesi istendi ancak polisin tavrı an be an sosyal medyaya yansıdı.

24. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nın güvenle gerçekleşmesi için başlattığımız kampanyada söylediğimiz gibi;

-İstanbul Valiliği anayasa ve kanunları ihlal etmektedir.

-Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, en temel insan haklarından biri olan ifade özgürlüğünün bir parçasıdır ve gerek anayasal gerek uluslararası sözleşmelerce koruma altına alınmıştır.

-Valiliğin geçtiğimiz yılki “Ramazan ve grupların hassasiyeti” açıklaması göstermektedir ki amaç güvenlik değil, LGBTİ+’lerin sokağa çıkmasını önlemektir. İç İşleri Bakanlığı ve Valiliğin görevi en temel insan haklarımız olan ifade özgürlüğümüzü korumaktır.

Bize yönelen  Müslüman Anadolu Gençliği, Alperen Ocakları, Tembihname, Özgür-Der gibi bazı radikal grupların, nefret söylemleri nedeniyle yargı önüne çıkarılması talebiyle 20 Haziran Pazartesi günü 11.00’da Çağlayan Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunacağız.

Valiliğin Taksim’deki yürüyüşümüze ilişkin iptal karına karşı da, yine aynı gün İdare Mahkemesine dava açacağız.

ETKİNLİKLER TÜM HAFTAYA YAYILIYOR

24. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası bugün (20 Haziran Pazartesi) günü başlıyor. Bizler hafta boyu sürecek, panel, forum, sergi, atölye, parti gibi birçok etkinliğimizle konuşacak, üretecek, güçlenecek, paylaşacak ve sesimizi duyuracağız.

20 Haziran Pazartesi günü etkinliklerimizden ilkinde “Homo-Transfobik Saldırılara Karşı Özsavunma Atölyesi” düzenleyerek zihinsel ve bedensel olarak daha güçlü olmanın yollarını araştıracağız. Aynı gün Vicdani Red, Cinsel Şiddetle Mücadele Yöntemi Olarak Lubunca, Üniversiteli LGBTİ+ Buluşması etkinliklerimiz gerçekleşecek. Pazartesi akşamı 19.00’da Harbiye Üftade Sokak’taki Boysan’ın Evinde, geleneksel Onur Haftası sergisi “nerdeen nereye” açılışı yapılacak. Sergide geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz arkadaşlarımız Boysan Yakar, Zeliş Deniz ve Mert Serçe anısına üretilen işler sergilenecek, Boysan Yakar’ın kendi çalışmalarına da yer verilecek.

Hafta boyunca “Örgütleniyoruz” teması çerçevesinde birçok buluşma, forum ve panel gerçekleşecek. Haftanın tüm programı.

Her yıl açık çağrıyla adayları belirlenen Hormonlu Domates Homofobi-Transfobi Ödülleri bu yıl 12. Kez sahiplerini bulacak. Homofobik/ transfobik söylem ve eylemlerin gözden kaçmadığı ve “ödüllendirildiği” 12. Hormonlu Domates Ödülleri 23 Haziran Perşembe günü Şişli Kent Kültür Merkezi’ndeki özel gecede sahiplerini bulacak.

Bizler şehrin bir yerinde değil her yerindeyiz, bir gün değil her gün sesimiz çıksın istiyoruz. Bir kez daha diyoruz ki “Alışın, Burdayız!”

Sezen Aksu yazdı: “Eninde sonunda aşk kazanır”

Sezen Aksu, Onur Haftası yaklaşırken LGBTİ+ bireylerle dayanışmak için bir mesaj kaleme aldı:

Bir arada yaşamak ve farklılıklara hoşgörü ile yaklaşmak, naif bir dilek ya da çağrı olarak kalıyor her gün yaşadıklarımız karşısında. Oysa bu içi boşaltılmış kelimeler bir arada yaşamak için çok değerli anlamlar ifade eder. Bize benzemeyene tahammül geliştiremiyor, ölümün öncü ayak sesleri gibi gelen tehditlere giderek kayıtsızlaşıyoruz. Günbegün şiddete biraz daha alışıyoruz.

Hiçbir şiddet dönüştürücü olamaz. Hiçbir şiddet birini doğasından, inandığından koparamaz. Bir süre bastırabilir ama yok edemez. Bir canlının varoluşsal doğasına saldırı, nafile bir çırpınıştır. Şiddetin kazananı olmaz, eninde sonunda aşk kazanır.
LGBTİ’ye selamlar olsun; kalbim ve dualarım sizlerle…

Sezen Aksu