2015 İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşü’nde Yaşanan Şiddet Hakkında

BASINA VE KAMUOYUNA

13 yıldır düzenlenmekte olan İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşü, bu sene İstanbul Valiliği tarafından Ramazan ayı gerekçe gösterilerek engellendi. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ve ifade özgürlüğünün Ramazan ayı gerekçesiyle engellenmesi, hukuk devletiyle ve kanunlarla bağdaşmamaktadır. Valilik hukuka ve kanuna aykırı karar verdi, suç işledi.

Kolluk kuvvetleri, Valiliğin kanuna aykırı bu emrini uygulayarak suça iştirak etti. Polis, tıpkı geçen sene olduğu gibi bu sene de barışçıl gösterilerini düzenlemek üzere gelen on binlerce kişiye biber gazı, TOMA’lar ve plastik mermilerle saldırdı. Valiliğin anayasaya aykırı ve kanunsuz emrini yerine getiren kolluk kuvvetleri, yasal yükümlülüklerini ihlal etti. Dahası, saldırının gerçekleştiği gün polislerin pek çoğunun kaskları ve sicil numaralarının olmadığı görüldü.

LGBTİ olmanın karşısına Müslüman kimliğini koymak ve bunlar iki zıt kimlikmiş gibi algılanacak kararlar almak yapay bir gerilim üretmektedir. Bu durum LGBTİ’lere yönelik saldırılara zemin oluşturmaktadır. LGBTİ’lerin her kesimden olabileceği bilgisi gözardı edilerek alınan bu karar, bizleri toplum nezdinde düşmanlaştırmayı hedeflemektedir. Hükümet ve valilik bundan sonra LGBTİ’lere yönelik gerçekleştirilecek her türlü saldırıdan doğrudan sorumlu olacaktır.

Daha sonra yaptığı açıklamada İstanbul Valiliği, kendilerine gelmiş herhangi bir bildirimin olmadığını ve yürüyüşe bazı grupların tepki göstereceği duyumunu aldıklarını belirtmiştir.

Öncelikle böyle bir istihbarat varsa valiliğin ve kolluk kuvvetlerinin yapması gereken, gelebilecek saldırılara karşı önlem almak olmalıdır, gösteri hakkını kullanan gruba saldırmak değil.

İkinci olarak ise 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve Anayasanın ilgili maddesi açıktır. Şöyle ki bu tür yürüyüşler valiliğin iznine bağlı değildir, hatta resmi makamlara bildirim yükümlülüğü dahi bulunmamaktadır. Yani 28 Haziran Pazar günü Taksim’de yapılması planlanan 13’üncü LGBTİ Onur Yürüyüşünün kanuna aykırı bir tarafı yoktur. Engellenen yürüyüş sonrası hala sokaklarda bulunan insanlara yönelik saldırılar devam etmiş, polisin kapanış partilerinin olduğu sokaklara ve mekanlara gaz kapsülleri ve plastik mermilerle saldırısı gece yarısına kadar sürmüştür. Polisin bu tavrı bildirimde bulunulmayan bir yürüyüşe müdahaleden öte kimliklerimize ve varoluşumuza yönelik bir saldırı olduğunu gösterir niteliktedir.

Yapılan saldırılar neticesinde yürüyüşe katılmak isteyen yüzlerce insan zarar görmüş, pek çoğu darp raporu alacak seviyede saldırıdan etkilenmiş ve yaralanmıştır. Pazar günü polis şiddetinden etkilenen bütün arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyoruz.Yıllardır bize uygulanan sistematik şiddeti görmezden gelen ve hatta kanunlar eliyle bize yönelik suçları hafifleten devlet, bu yıl fiziksel olarak doğrudan LGBTİ’lere saldırdı.

Üstelik 26 Haziran Cuma günü Birleşmiş Milletler’de LGBTİ hakları konusunda güvence veren hükümetin, 28 Haziran Pazar günü 13’üncü İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne yasal bir gerekçe göstermeksizin saldırmasını anlaşılmaz bulmaktayız. Türkiye, cuma günü gerçekleşen toplantıda Norveç’in sunduğu “Türkiye’nin insan haklarına bağlı yükümlülüklerini uygularken, LGBTİ’leri de içerecek şekilde, sivil toplumun sürece dahil edilmesinin sağlanması” tavsiyesini kabul etmiş ve Birleşmiş Milletler çatısı altında kabul ettiği tavsiyeleri uygulayacağını duyurmuştur. Fakat bu tavsiyeye iki gün sonra aykırı davranmıştır.

Bir kez daha söylüyoruz: Vardık, varız, her zaman var olacağız!

LGBTİ Onur Yürüyüşü Türkiye’de on üç yıldır düzenlenen bir yürüyüştür. 23 yıldır 1969’daki Stonewall İsyanının yıldönümüne denk gelen ve Haziran ayının son haftası yapılan İstanbul LGBTİ Onur Haftası etkinliklerinden sadece biridir. Bundan sonra da aynı şekilde her yıl gerçekleştirilecektir. Hangi hükümet gelirse gelsin biz varoluş mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Yıllardır süren baskılara karşı nasıl direndiysek bundan sonrakilere de aynı şekilde direnmeye devam edeceğiz.

Buradayız, alışın, gitmiyoruz!

13. İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşüne saldırma emrini veren İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk , İstanbul Valisi Vasip Şahin ve kanunlara aykırı emri uygulayan İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok hakkında Perşembe günü 12.30’da Çağlayan Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunacağız. Siyasi partileri, sendikaları, demokratik kamuoyunu ve uluslararası sivil toplum örgütlerini bizimle dayanışmaya çağırıyoruz.

İstanbul LGBTİ Onur Haftası Komitesi

IMG_4993

Paylaş:

23. İstanbul LGBTİ Onur Haftası Programı

*İstanbul Onur Haftası sergisi “nerdeen nereye” 22-30 haziran tarihleri arasında  sergi galerileri mau mau ve Blok Artspace’te ziyaret edilebilir.

 

22 Haziran Pazartesi

Atölye: Akran Zorbalığı- Beden Eğitimi Dersine Queer Bir Bakış
Saat: 14:30 – 16:30   Yer: Maçka Parkı

Okulda, sınıfta, teneffüste, mahallemizde, oyun alanlarımızda varoluşumuzdan dolayı akranlarımız tarafından maruz kaldığımız onur kırıcı davranışlar hakkında ne hissettiğimizi,  karşılaştığımız bu durumla ne şekilde baş edebileceğimizi, haklarımızı konuşacağımız ‘akran zorbalığı’ atölyesine katılımınızı bekliyoruz.

*Katılımcılara rahat kıyafetlerle gelmeleri önerilir.

 

Atölye: Yaratıcı Direniş
Saat 15:00 – 17:00   Yer: Şiddetsizlik Eğitim ve Araştırma Merkezi

Yaşadığımız her gün içinde bulunduğumuz bu çarpık sistemle bireysel ya da örgütlü mücadele içine giriyoruz. Mücadelemiz için kampanyalar, eylemler yapıyoruz. Peki ama sözümüzü yeterince ulaştırabiliyor muyuz, istediğimiz değişimi yaratabiliyor muyuz? Hayal ettiğimiz dünyayı direnişlerimize de yansıtabiliyor muyuz?

Sanat, kültür ve yaratıcılık yaptığımız çalışmalarda tarzımızı etkili biçimde dönüştürebilir veçalışmalarımızın etkisini ciddi biçimde arttırabilir. Biz de Şiddetsizlik Merkezi olarak bu atölyeçalışmasında çeşitli yaratıcı taktik ve stratejileri konuşarak bunların mücadelelerimizde nasıl kullanılabileceği üzerine çalışacağız.

Katılım 20 kişi ile sınırlıdır. Katılmak için lütfen office@nvrc-sarm.org adresine mail atınız.

Şiddetsizlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (www.sarm-nvrc.org)

 

Sunum ve Atölye: LGBTİQA+ Bireyler / Hareket ve Cinsel Şiddet

Saat 18:00 – 20:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği; Hilal Esmer, Nurgül Özz, Özge Özgüner

İlk bölümünde LGBTİQA+ bireylere yönelik cinsel şiddet biçimlerini, bazı kavramları, mitleri ve gerçekleri konuşacağımız atölyenin ikinci bölümünü LGBTİQA+ bireyler arasında – ayrıca örgüt içi / örgütler arası yaşanan cinsel şiddetle mücadele yöntemlerini tartışmaya ayıracağız.

Hepimiz cinsel şiddete maruz bırakılabileceğimiz gibi, cinsel şiddetin faili de olabiliriz. LGBTİQA+ bireyler ya da örgütler arasında, içinde yaşanan şiddet biçimleri örgütlenmelerde kördüğüm olmaya, canımızı acıtmaya, bizleri yormaya ve yıldırmaya devam ediyor. Yaşadığımız ve yaşattığımız şiddet biçimleriyle yüzleşebilmeye, çeşitli somut adımlar atmaya ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda çeşitli önergeler hazırlıyor, bazen ifşa yoluna gidiyor, bazen linç ya da yalnızlaştırma yaşatabiliyoruz. Cinsel şiddetle ilgili bizi hareketsiz bırakan baskı biçimleri, kimi zaman mağduriyetin şiddete dönüşmesi ve dokunmaya korktuğumuz başka bazı başlıkları gelin birlikte tartışalım. Çözüme dair o zor ilk adımları beraber atalım!

 

Tek Kişilik Gösteri: Ben Senin Bildiğin Erkeklerden Değilim

Saat: 20:30  Yer: D22

Kendini olumsuzu, “değil”i üzerinden tanımlayan insan zihni, evrenin çeşitliliğini anlamak için ne kadar yeterlidir? Kadınlar, erkekler, sokaklar atfedilen cinsiyet değişince nasıl değişir? Bir trans erkek günlük hayatında, özel hayatında, açılma sürecinde neler yaşar?Açılmamak tercih olabildiğinde, cinsiyet geçiş süreci bittiğinde trans kimlik unutulur gider mi?

Trans erkeklik, erkekliği dönüştürmek imkanına sahip midir? gibi sorularının cevaplarını Berk İnan’ın kişisel hikayesinin satır aralarında arayan bu tek kişilik performans, toplumsal cinsiyet meselesini ötekiliğin şeffaf yüzleri, trans erkeklerin gözünden ele almayı deniyor.

 

23 Haziran Salı

Atölye: İçimizdeki Önyargılarla Yüzleşiyoruz!

Saat 14:00 – 16:00   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Onur Haftası’nın bu seneki teması “Normal” ve biz de dedik ki ruh sağlığı çalışanları ve öğrencileri olarak yüz yıllık hastalık, aşağılama ve yok sayma tarihiyle yine ve yeniden yüzleşmeliyiz ve ne kadar “normal” karşılıyoruzu konuşmak, tartışmak istedik.  Bizler ruh sağlığı çalışanları ve öğrencileri (psikoloji, psikiyatri, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, sosyal hizmet) olarak LGBTİ’lere yönelik ayrımcılıkla mücadele ederken öncelikli olarak kendi önyargılarımızla yüzleşmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. Sizleri kendi hazırladığımız tabu oyunu ile içimizdeki homofobi, transfobi ve bifobiyle eğlenceli bir şekilde yüzleşmeye ve sonrasında LGBTİ’lere yönelik mitleri tartışacağımız atölyemize olmaya çağırıyoruz. Gelin “normal”,”anormal” kavramlarını, ön yargılarımızı birlikte konuşalım!

Lambda Ruh Sağlığı Komisyonu

 

Atölye: Lezbiyenler için Cinsel Sağlık; Mitler ve Gerçekler

Saat:  18:00 – 20:00   Yer: SALT Galata

Kolaylaştırıcılar: Efsun Sert – Nurgül Özz

Heteronormatif sağlık sistemi farklı cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerden bireylerin koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkını görmezden gelmektedir. Lezbiyenlerin sağlık hakkına erişimleri noktasında bu atölyenin; lezbiyen cinsel sağlığı ile ilgili mitlerin ve kalıp düşüncelerin değişmesine, lezbiyenlerin bedensel ve cinsel sağlığı koruyucu davranışları edinmeleri, uygulamaları ve yaşamlarına yerleştirmelerine, koruyucu sağlık hizmeti taleplerinin artmasına ve sağlık uzmanları ile ilişkilenirken kendilerine daha güvenli bir duruş sergilemelerine katkı sunmasını diliyoruz.

Atölye, lezbiyen cinselliği ile ilgili mitler ve gerçekler, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, gebeliği önleyici yöntemler, kegel egzersizi, meme ve rahim ağzı kanserleri ile ilgili bilgi aktarımı şeklinde yürütülecektir. Lezbiyen görünürlüğü açısından bu başlığı kullanmış olsak da, atölyeye kadınlardan etkilenen kadınlar, kendini lezbiyen, biseksüel, butch, fem, androjen, queer, genderqueer, agender, transgender olarak tanımlayanlar ya da bu tanımlamaların hiçbirini sahiplenmeyip atölyedeki bilgileri yaşamında kullanabileceğini düşünenler katılabilir.

** Katılım kontenjanla sınırlı olduğundan kayıt yaptırılması gerekmektedir: istanbulpride@gmail.com

 

Film Gösterimi: Kadrajda İntikam ve Dayanışma! – Kuir Belgeseller

Saat: 18:00 – 20:00   Yer: SALT Beyoğlu

Pembe Hayat KuirFest, festivalin 4. yılında 23. İstanbul LGBTİ Onur Haftası’na katılıyor. LGBTİ tarihini “şanlayan” bu belgesel seçkisinde Thatcher’ın baskıcı rejimine direnen genç gey ve lezbiyen aktivistlerin video projesi  “Kadrajdaki Gençlik: Genç Sapkınların İntikamı”; Lezbiyen ve Geyler Madencilerle Dayanışıyor (LGSM) aktivistlerinin ilmek ilmek ördükleri (ve bu yıl çok konuşulan “Pride” filmine de konu olan) dayanışmayı aktardıkları “Herkes Açılsın! Dulais’de Dans” ve son olarak Amerika’daki İntikamcı Lezbiyenler (Lesbian Avengers) grubunun 1992’deki çığır açan ilk gösterilerinden, Beyaz Saray önünde ateş yuttukları muhteşem Dyke Yürüyüşü’ne kadar pek çok etkinlik ve eylemlerini belgeleselleştirdikleri “İntikamcı Lezbiyenler Ateşi de Yutarlar’’ yer alıyor.

 

Panel: Duvarın Ardındakiler

Saat: 18:30 – 20:30   Yer: Cezayir Toplantı Salonu

Hapiste LGBTİ olmak konulu “Voltaçark” kitabında yer alan insanların hapiste yaşadıkları hak ihlalleri deneyimleri sizlerle paylaşıyoruz. Kitap ekseninde ihtiyaçlar ve sorunlarla beraber çözüm önerileri tartışıyoruz. 2017 yılında inşası bitecek “Özel” LGBTİ hapishanesi bizlere ne getirecek ne götüreceği tartışacağız.

Kitabı konuşuyoruz…

Kitabı okuyoruz…..

Kitabı dağıtıyoruz….

Moderatör: Rosida Koyucu(LGBTİ aktivisti)

Konuya dair: Mustafa Eren(CİSST – Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği)

Akademik bakış: Doç.Dr. İpek Merçil (Galatasaray Üniversitesinde Sosyoloji bölümü Öğretim Üyesi)

Not: Kitapta hikayesi olan arkadaşlar da panele katılacak. Onlarla hikayelerini birebir sohbet etme fırsatı bulacaksınız

 

Atölye: 1973’ten Bugüne; Hastalık Söyleminin Ötesine Geçmek

Saat: 19:30 – 21:30   Yer: Lambdaistanbul Kültür Merkezi

Bizler ruh sağlığı çalışanları ve bu alanlarda okuyan öğrenciler olarak LGBTİ varoluş biçimlerinin hastalık olmadığının farkındayız. Belki terapi yaparken homofobik davranmıyoruz, sosyal hizmet uzmanı olarak ayrımcılık yapmıyoruz, psikiyatrist olarak başvuran kişileri damgalamıyoruz veya psikolojik danışman/rehber öğretmen olarak danışanlara/öğrencilere suçlayıcı tutumlar sergilemiyoruz.

Fakat bunları meslek hayatımızın sadece küçük bir bölümünde uygulamak yeterli mi? Cinsel yönelimler ve cinsiyet kimlikleri söz konusu olduğunda, akla ilk gelen meslek alanlarında çalışmakta veya öğrenim görmekteyiz. Bu yüzden LGBTİ politikası üretmenin ve bunu meslek hayatımızın tümüne, hatta sosyal hayatımıza taşımanın hepimizin sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. Peki, “eşcinsel, biseksüel, trans ve interseks varoluş biçimleri hasta değildir”den öte nasıl bir söylem üretebiliriz? Bu konuyu tartışmak üzere Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği (TODAP) ve Lambdaistanbul Ruh Sağlığı Komisyonu olarak birlikte gerçekleştireceğimiz atölyeye hepinizi bekliyoruz.

 

Tiyatro: 80’lerde Lubunya Olmak

Saat: 20:30  Yer: Emek Sahnesi

En genci bugün 50 yaşında olan dört trans birey bize Türkiye’de lubunya olmanın genel ve özel tarihini anlatıyorlar.

Oyunda deneyimlerini paylaşan dört trans birey bize kendi hikayelerini anlatıyorlar ve parklarda, üçüncü sınıf otellerde, randevuevlerinde, gece kulüplerinde, Pürtelaş’ta, Bayram Sokak’ta, Dolapdere’de, sokaklarda, karakollarda, kışlalarda yaşamak için direnen, hayata delicesine tutunan ve çoğu zaman birbirlerinden başka sarılacak kimsesi olmayan lubunya bireylerin gözünden bu ülkenin korkunç bir döneminin korkunç hikayesini gözler önüne seriyorlar.

İzmir’de faaliyet gösteren Siyah Pembe Üçgen Derneği’nin 2012 yılında yayınladığı aynı adlı kitaptan uyarlanan oyun, Ufuk Tan Altunkaya tarafından sahneye uyarlandı. Tamamen, gerçekleştirilen söyleşilerden oluşan metinde, hiç bir değişikliğe gidilmeden, trans bireylerin kendi kelimeleri ile sahne uyarlaması gerçekleştirildi.

Metin: Siyah Pembe Üçgen Derneği İzmir

Uyarlama/Yönetim: Ufuk Tan Altunkaya , Proje Koordinasyon:Didem Kaplan ,

Proje Danışmanı:Ozan Ünlükoç , Proje Asistanı:Ömer Kaan Aydın

Tema Müzik:Emre Akad

Oyuncular: Ayşe Gülerman, Burcu Şeyben, Elit Çam, Neşem Akhan

Oyun Süresi: 70 dk

 

Parti: Kadıköy Sokak Partisi

Saat: 20:00 – 22:30 Yer: Piriçavuş Sokak, Kadıköy

Salı akşamı Kadıköy Piriçavuş Sokak’ta heteronormative ile derdi olanlar olarak; bizleri evlere hapsetmek isteyenlere, kendilerini hayatın olduğu gibi sokakların da sahibi sanan heteroseksüellere, yap ama evde yap kimseler görmesin diyenlere, ve daha nicesine inat buluşuyor, dans ediyor, taciz edilme, yalnız kalma korkusu olmadan, tedirgin değil güçlü hissederek eğleniyoruz!

 

24 Haziran Çarşamba

Film Gösterimi: Ma vie en rose – Pembe hayat

Saat: 14.00 Yer: Fransız Kültür Merkezi

Yönetmen: Alain Berliner, 1997, 88 dk. Fransızca, Türkçe altyazılı.

Erkek çocuklar erkek çocuk olacaktır ve kız çocukları kız çocuğu olacaktır, ancak bir çocuk bu Belçikalı komedi-drama’da o kadar emin değil.

Fabre ailesi Brüksel bölgesinin ” görkemli ” bir banliyösünde yeni bir eve taşındı. Pierre yeni bir işe girdi ve patronlarının karşısında , meslektaşları arasında yaşıyor.

Fabre ailesinin, dört çocuğu var, bir kız ve üç erkek çocuğu. Sorun en küçügü Ludovic, genç bir çocuğun vücudunda bir kız olmanın ikna olmasıdır.

Ludovic 7 yaşında ve mutlu, sağlıklı ve iyi ruhlu olduğunu, ancak küçük bir sorunu var: kız olduğuna karar verdi.
Anne Babası Anna ve Pierre onu anlamaya çalışırken, Ludovic inatla anne ve babasının, öğretmenlerinin veya sınıf arkadaşların ikna çabalarını dinlemeyi reddediyor.

Yavaş yavaş, Ludo’nun yeni özel fikirleri tüm mahallede sorunlara ve paniğe neden olacaktır.
Pierre’in Patronu kadın ve erkek ilişkilerinde biraz tutucu zihniyettedir. Pierre isini koruyabilecek mi? Bu stres Hanna ve Pierre’in evliliğinin bitmesine sebep olacak midir?

Çok kötü filmlerin üretildiği bir konuda, Pembe hayatim hiçbir zaman bayağılığa düşmeyen bir komedidir.

Giriş: 10 TL

Forum:  İstanbul LGBTİ Onur Haftası Sergisi… nerdeen nereye

Saat: 14:30 – 16:30  yer: SALT Galata

İstanbul LGBTİ Onur Haftası kapsamında gerçekleştirilen Nerdeen Nereye sergisi paralelinde, sergi sanatçılarının iş ve portfolyolarının da incelenebildiği sanat forumu hem queer sanatın imkanlarını konuşmamıza hem de Türkiye’de homoerotik, gey ve lezbiyen ve queer sanatın temsiliyeti ve kültür sanat kurumları ile sanatçıların ilişkileri üzerine tartışabilmemize olanak sağlayacak. Forum tüm katılımcılara açık olup seçici kurulumuzun üyeleri, sergi küratörü ve sergi komisyonunun da katılımı ile 2015 Nerdeen Nereye sergi sanatçıları ile gerçekleştirilecektir.

 

Belgesel Gösterimi “Les Invisibles”

2012, Yönetmen: Sébastien Lifshitz , Türkçe altyazılı. Giriş: Ücretsiz

16.30-18.30 yer: Fransız Kültür Merkezi

İki savaş arasındaki dönemde doğmuş kadın ve erkekler bunlar. Homoseksüel olup toplumun varlıklarını reddettiği bir dönemde açık bir şekilde yaşıyor olmaktan başka ortak noktaları yoktu. Sevdiler, kavga ettiler, arzuladılar ve seviştiler. Bugün, geçmişte başka insanlar gibi arzuladıkları özgür yaşamı, büyüterek, geliştirerek yarattıkları özgürlüğü, asi hayatı konuşuyorlar. Hiç bir şey onları korkutamazdı…

 

Film Gösterimi: Eastern Boys

2013, Yönetmen: Robin Campillo, Türkçe altyazılı. Giriş: 10 TL

19:00 – 21:00 Yer: Fransız Kültür Merkezi

Daniel Paris tren garında göçmen bir ailenin oğlu Marek adlı gençle tanışır. Daniel ona para karşılığında kendisiyle birlikte olmasını teklif eder ve Daniel’in evine giderler. Marek bu davette tek başına olmayacaktır. Kendisine Doğu Avrupa’dan çetesi eşlik eder. Filmde Daniel’in hayatının mahvolmasını ve Marek’le olan yakınlaşmasına tanık oluyoruz.

Not: Giriş gelirleri Fransız Kültür Merkezi’ne aittir. Telif haklarını FKM karşılamaktadır.

 

Bombalara Karşı Sofralar + Atölye: Aşkın Tahakkümünü Konuşuyoruz!

Saat: (Sofra) 19.00 –  Atölye: 20.00  Yer: Şiddetsizlik Eğitim ve Araştırma Merkezi 

Heteroseksist ve ikili cinsiyet sistemi içinde “özel alan”a sıkıştırılan aşk ilişkilerimizde sınırlar nasıl konuyor? Sahiplenirken nesneleştiriyor muyuz, baskılıyor muyuz? Toplumsal cinsiyet, bedenlerimize ve ilişkilerimize konu aşk ve tutku olunca nasıl yansıyor? Tekeşli / çokeşli / çokaşklı ilişkiler yaşamaya nasıl karar veriyoruz? Kıskanmayı nasıl ele almalı? Karşılıklı öğrenmeli, keşfetmeli, paylaşmalı bir atölye olması dileğiyle. Özgürlük aşkına!

Kolaylaştırıcı: Özge & Güray

 

Hormonlu Domates Ödül Töreni

Saat: 19:30 – 22: 30 Yer: Şişli Belediyesi Kent Kültür Merkezi

İstanbul Onur Haftası’nın vazgeçilmez etkinliği Hormonlu Domates Ödülleri bu yıl 11. kez gerçekleştiriliyor.Yıl boyunca homofobi ve transfobide birbirleriyle yarışmış adaylar Onur Haftası boyunca oylanıyor, kazananlar ise ödül gecesinde belli oluyor! Domatesleri fırlatmaya herkesi bekleriz.

 

25 Haziran Perşembe

Atölye: Normallik ve Sağlamlılığın Eşiğinde Sakatlık ve LGBTİ Çalışma Alanı

Saat: 13:00 – 15:00   Yer: SALT Galata

Birbirinden kopuk gibi duran sakatlık ve LGBTİ hareketlerinin aslında nasıl kesiştiğini ve bu kesişim noktasını deneyimleyen bireylerin yaşadığı çifte ayrımcılığı konuşmaya, projelerimizden haberdar olmaya ne dersiniz? Gelin tanışalım, LGBTİ temalı kitapları seslendirmek, işaret dili öğrenmek gibi bu iki hareketin kesişimini sağlayan bilumum etkinliği birlikte gerçekleştirelim, hareketleri büyütelim!

Etkinlikte işaret dili çeviri olacaktır. Atölye mekanında engelli erişimi vardır.

 

Forum:  Türkiye’deki LGBTİ Örgütlenmeleri Buluşması*

Saat: 15:30   Yer: SALT Galata

Türkiye’de sayıları gittikçe artan LGBTİ oluşumlardan katılımcılarla, kendi şehirlerindeki deneyimlerinin ve Türkiye LGBTİ hareketin dinamiklerinin konuşulacağı bir forum gerçekleştireceğiz.

*Bu etkinlik Kaos GL Derneği’nin yürüttüğü Homofobiye Karşı Yerel Buluşmalar Küçük Hibe Fonu tarafından desteklenmektedir.

Panel: Seks İşçiliği Özelinde LGBTİ Hakları ve Şiddet

Saat: 17:00 – 19:00   Yer: Fransız Kültür Merkezi

Moderasyon: Ferhat Yıldız, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği

Konuşmacılar: Mağduriyetten Hak Talebine Bir LGBTİ Gerçekliği Olarak Seks İşçiliği: Kemal Ördek, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği,

Şiddet Mağduru Trans Kadın Seks İşçilerine Yönelik Hak Temelli Hukuki Destek: Av. Sinem Hun / Av. Nihan Erdoğan, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği,

Şiddetin Sınadığı Hayatlar: Bir Trans Kadın Seks İşçisinin Şiddet Deneyimleri, Bihter Karal, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği

Bu panel, seks işçiliği ve LGBTİ tartışmaları ekseninde geliştirilmiştir. Panel özelinde, LGBTİ’leri seks işçiliği üzerinden çevreleyen hak ihlalleri, seks işçiliği tartışmaları ekseninde nasıl bir LGBTİ politikasına ihtiyaç duyulduğu, seks işçileri hareketi ile LGBTİ hareketinin geçişkenliği veya ‘ayrılığı’ üzerinden yürütülen tartışmalar gibi konulara odaklanmaktadır. Panele, ‘orospufobinizi dışarda bırakarak’ girebilirsiniz.

*Bu panel Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’nin  finansal desteği ile gerçekleştirilmektedir.

 

Atölye: Koli Bulmak

Saat: 20:00  Yer: Mail yoluyla bildirilecek

Partner bulmak, koli kaldırmak için kullandığımız uygulamadan beğendiğimiz birine “SLM” yazdık. Eee sonra? Eve gelmesine kadar geçen sürede ne yapılır, nasıl hazırlanılır ? Kahve içmek için nerelere gidilir? Eve nasıl davet edilir?  Hepsi ve daha fazlası uygulamalı olarak bu atölyede. Sınırlı sayıda katılım gerektiren bir etkinlik olduğu için katılmak için istanbulpride@gmail adresine mail atmanız gerekmektedir. Mekan katılımcılara mail yoluyla bildirilecektir.

 

26 Haziran Cuma

Panel: ProTrans: Avrupa’da Translara Yönelik Şiddetin İzlenmesi ve Öneriler

Saat: 13:00 – 15:00   Yer: SALT Galata

Moderasyon: Zeynep Bilginsoy, lgbtinews turkey

Konuşmacılar: Boglarka Fedorko, Transgender Europe; Jelena Vidic, Gayten Serbia; Kemal Ördek, Kırmızı Şemsiye

Transgender Europe’un (TGEU), Türkiye’den Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’nin işbirliği ile yürüttüğü ProTrans: Doğu Avrupa’da Transları Şiddetten Korumak başlıklı proje kapsamında 5 farklı ülkede translara yönelik ayrımcılık ve şiddet vakalarını izledi. Bu panel kapsamında, Kırmızı Şemsiye Türkiye’de translara yönelik hak ihlallerine dair izleme faaliyetlerinin sonuçlarını aktaracak ve çözüm önerilerini sunacak. Transgender Europe, proje partnerlerinin gerçekleştirdiği izleme faaliyetleri ve mağdurlara sundukları destek kapsamında neler yaptıkları üzerinden Avrupa’da translara yönelik ayrımcılık ve şiddetin genel bir tablosunu çizecek. Sırbistan’dan Gayten – LGBT de Sırbistan özelinde translara yönelen şiddete dair verilerini paylaşacak.

*Bu panel Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği’nin finansal desteği ile gerçekleştirilmektedir.

 

Panel: Komşu Ülke Ermenistan’da LGBTİ Mücadelesi

Saat: 15:00 – 17:00 Yer: Fransız Kültür Merkezi

Konuşmacılar: Nvard Mafaryan / Pink Armenia Proje Koordinatörü; Meltem Naz  / Ultrech Üniversitesi, Cinsel ve Etnik Kimlik Çalışmaları; Karin Karakaşlı / Gazeteci-Yazar

Türkiye’deki homofobi ve transfobiye karşı verilen mücadele dört bir koldan güçlenerek devam etmekte. Fakat daha alınacak çok yolumuz var. Peki Türkiye’de durum buyken komşu ülkemiz Ermenistan’daki durum ne? Ordaki LGBTİ hakları mücadelesi nasıl bir yol ve seyir izlemekte ve Türkiye’deki hareketle nerede benzeşip ayrışmakta?

Ne yazık ki Ermenistan’daki durum da pek iç açıcı değil. ILGA-Avrupa’nın yıllık raporlarına göre LGBTİ bireylere yaşam alanı tanıma da Avrupa’daki 49 ülke arasında sondan 3. olarak 46.sırada (Türkiye 44. sırada). Buna bağlı olarak birçok LGBTİ birey daha özgür olabilecekleri ülkelere göç etmekte.

Soykırımın 100. yılı 2015’te Türkiyeli LGBTİ’ler olarak Ermenistan’daki LGBTİ hak ve mücadelesine hem omuz hem de kulak veriyoruz.

 

Panel: Türkiye’de LGBTİ Bireylerin Sosyal ve Ekonomik Sorunları

Saat: 15:30 – 17:00   Yer: SALT Galata

Konuşmacılar: Dr. Volkan Yılmaz, SPoD ve İstanbul Bilgi Üniversitesi; Dr. İpek Göçmen, Boğaziçi Üniversitesi

Bu oturumda “Türkiye’de LGBTİ Bireylerin Sosyal ve Ekonomik Sorunları” başlıklı araştırmanın sonuçları paylaşılacak ve tartışmaya açılacak. Araştırma 2014 yılında SPoD ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu’nun ortaklığında ve Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Buğra’nın danışmanlığında gerçekleştirildi. Araştırmanın anket bölümüne 2875 kişi katıldı ve 11 şehirde 200’ü aşkın kişinin katıldığı odak grup görüşmeleri gerçekleştirildi. Araştırma sonuçları, Türkiye’de LGBTİ bireylerin sosyal ve ekonomik sorunlarına ilişkin kapsamlı bilgiler sunuyor.

 

Tema Forumu: “Normal”

Saat: 18:00 – 20:00 Yer: SALT Beyoğlu

23. İstanbul LGBTİ Onur Haftası’nın bu yılki teması olan “Normal”i konuşacağımız forumda, ikili cinsiyet sistemine dayanan, heteronormatif olarak yapılanmış toplumda LGBTİ bireyler ne tür normlarla karşılaşıyor, içselleştiriyor ve gündelik hayatını şekillendiriyor, homonormativite, transnormativite nedir, ne değildir hep birlikte konuşuyoruz.

 

Panel: Yerel Yönetimler ve LGBTİ

Saat: 19:00 – 21:00   Yer: Barış Manço Kültür Merkezi, Kadıköy

Yaşadığımız yerlerde ne kadar görünür olabiliyoruz? Ya da hakikaten istediğimiz gibi yaşayabiliyor muyuz?

Belediyeler, partiler, kurumlar ,meclis bizlerden haberdar mi?

Yaşadığımız şehirlerde bu sistemin neresinde kalıyoruz?

Yaşadığımız yerellerde bizler bu yönetimin neresindeyiz ve ne kadar içindeyiz?

Hadi gelin konuklarımızla birlikte bunları konuşalım.

 

Parti: AYI ONUR HAFTASI AÇILIŞ PARTİSİ

Saat: 21:00   Yer: Mono Bar

Giriş: Ücretsiz

 

PARTİ: 23. LGBTİ Onur Haftası Partisi

Saat: 22:00  Yer: Tunnel Sahne
Asmalımescit Mah. General Yazgan Sok. Mehdi Bey Apt. No: 6 Beyoğlu

Müzik performansları:

SHE-MAN (İstanbul)

Zdrada Palki (Berlin) https://zdradapalki.bandcamp.com

Giriş: Ücretsiz

 

27 Haziran Cumartesi

“Piknik”

Saat: 13:00 – 18:00 Yer: Maçka Parkı

Bu sene de yemyeşil çimenlere yayılıp, ağaçların altında but güllüm alıkacağımız pikniğimize hepinizi bekliyoruz. İşaret dili, Hiv farkındalık ve slogan atölyelerimiz piknik süresince isteyenlerin katılımına açık olacak.

 

Atölye: İşaret Dili

Saat: 13:00 – 14:00 Yer: Maçka Parkı

SPoD Sakatlık ve LGBTİ Çalışma Grubu İşaret Dili Atölyesi

 

Atölye: HIV

Saat: 15:00 – 16:30 Yer: Maçka Parkı

Piknik sepetine HIVfobi’yi almadan gel

HIV: İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü, teşhis edilebilir, tedavi edilebilir, kontrol altına alınabilir bir sağlık durumu.

HIV hakkında neler biliyoruz, neleri doğru neleri yanlış biliyoruz? Bulaşma yolları nelerdir? Virüsten nasıl korunulur?

Gelin hep beraber bu soruların yanıtlarını piknikte oyunlar oynayarak, sorup, konuşarak tartışalım, öğrenelim. Fobilerimizi konuşalım, HIVfobi’yi anlayalım.

Kendimizi virusten, HIV Pozitif bireyleri de ön yargılarımızdan koruyalım.

 

Atölye: Sloganlarımız!

Saat: 17:00 – 18:00 Yer: Maçka Parkı

Yürüyüş öncesi, hazır bir araya gelmişken yürüyüşte hep bir ağızdan söyleyebileceğimiz, bir dahaki senenin lollipopları olabilecek yeni sloganlarımızı yaratıyoruz…

 

Bedensel Derinleşme Atölyesi: Bedenim nasıl bir coğrafya?

Saat: 16:00 – 18:00   Yer: SALT Galata

Atölye Yürütücüsü: Gizem Aksu

Atölye, “Bedenim nasıl bir coğrafya?” sorusuyla katılımcıları kendi beden coğrafyalarında bir gezintiye çıkmaya davet ediyor. Bu coğrafyanın ön/öz-yargılardan muaf olması beklenmiyorsa derin dinleme ve duyumsama ile belirmeye başlayan her bir katmandan açığa çıkanlara tanık olmak, anlamlardan sıyrılıp an’a varabilmek mümkün olabilir mi? Hislerin gündelik repertuarından, et’in yıllanan izlerine kadar uzanacak bir keşif… Hayatın tüm hallerinin işlendiği beden coğrafyasının bolluğuna, her bedenin biricik ve özgün coğrafyasına dalmaya davetlisiniz.

* Atölyeye katılmak isteyenlerin 26 Haziran 2015 tarihine kadar istanbulpride@gmail.com adresine kayıt yaptırmalarını rica ederiz.

 

Performans: seniseviyorum

Saat: 17:00 – 17:30  Yer: D22 Giriş: Ücretsiz

Yerleşik aşk olgusunda bir olma, bir bedende bütünleşme ideal olarak tasavvur edilir. Bu tasavvurla aşk iki kişinin kendi tekilliğinde olması değil, farklılıkların bir bütünde eridiği; kişilerin aynılaşmasıyla tanımlanan bir ilişki haline gelir. Artık aşk hareket potansiyelini arttıran, yaşam enerjisini çoğaltan bir duygulanım değil, kişilerin aynı hareket etmesine, aynı düşünmesine yönelik bir beklenti halini alır. Hareket potansiyeli kapanır, beraber olmak bir kısıtlanmaya, aşk bir hapishaneye dönüşür.

Bu performans iki aşığın ‘bir’leşme ve beraber hareket etme araştırmasıdır. Aşıklar ‘bir’leştiğinde aşk ne anlama gelmekte, hareket nasıl bir hal almaktadır?

Kurgu, konsept – Leman Sevda Darıcıoğlu

Performans – Leman Sevda Darıcıoğlu & Derin Cankaya

25 dk.

 

Ayı Onur Haftası Söyleşisi

Saat: 17:30 – 20:30    Yer: İnternetten duyurulacaktır

 

Atölye: Heteronormatif Eğitime Queer Bir Çelme

18:00 – 20:00   Yer: SALT Galata

Kolaylaştırıcılar: Nurgül Öz​z​ – İlksen Gürsoy – Efsun Sert

Heteronormatif eğitim ortamlarının,toplumsal cinsiyet normlarına sığ​mayan, transgender, interseks öğrencileri çoğu zaman​ yok saydığını, ​damgaladığını, yalnızlaştırdığını, kırılganlaştırdığını, güçsüzleştirdiğini biliyor, görüyor ve yaşıyoruz. ​Oysa transgender öğrencilerin eğitim ortamında sahip olduğu ve talep edebileceği haklar, eğitimcilerin de daha eşitlikçi bir eğitim ortamı için üzerine düşen sorumluluklar var. ​Bu atölyede queer teori ve eleştirel pedagojinin bize sağladığı yaklaşımları kullanarak; eğitim ortamlarını transgender varoluşları kapsayacak şekilde dönüştürmeye/değiştirmeye yönelik somut öneriler, materyaller, eylem planları geliştirmeyi istiyoruz. Vaka örnekleri üzerinden gideceğimiz atölyeye; öğrencilere temas eden eğitimcileri, psikolojik danışmanları, ​pedagogları, sosyal çalışmacıları ve toplumsal cinsiyet meselesini dert edinen aktivistleri bekliyoruz.

* Katılım kontenjanla sınırlı olduğundan kayıt yaptırılması gerekmektedir. Lütfen kayıt sırasında eğitim alanı ile ilişkinizden kısaca bahsedin. ​istanbulpride@gmail.com

 

‘Love Hard’ [Sert Aşk] Belgesel Film Gösterimi & BDSM pratiklerimiz üzerine ‘AcıTatlı’ Queer Sohbet

Saat: 18:00 – 21:00 Yer: SALT Galata Atölye  IV

‘Sert Aşk’  BDSM ve yakın ilişkiler üzerine yapılmış bir belgesel –  tasvir çalışmasıdır. Belgesel 5 farklı öznenin aşkları ve hayatlarının izini sürerken sapkınlığın hayatlarımızda nasıl bir işlevi olabileceğine dair her biri şahsına münhasır, tane tane anlatılan dikkatli perspektifleri bize sunuyor.

Bir sanat ya da yakınlık pratiği olarak, dışavurumun ya da salıvermenin bir tarzı olarak, nefsin bir tekerrürü ya da tahribati olarak…

Oynamak için, sikişmek için, aşık olmak için bir yol olarak. Basit olabilmek için bir yol.

Sensate Films, Avustralya / 2014, Renkli, DCP, 46’, İngilizce

http://lovehardthefilm.com/

Norm dışı cinsel pratikler yaşayanlar, yaşayamayıp hayallerinde yaşatanlar, bedenin, ruhun sınırlarında yaban çiçekleri açtıranlar, bu habitatı ve ona özgü tesirleri, duyguları, soruları, merakları hep paylaşmak isteyip de imkan – mekan bulamayanlar. Gelin ‘Sert Aşk’ filmini seyrettikten sonra BDSM cinselliklerimiz üzerine ‘AcıTatlı’ queer bir sohbet çevirelim.

Not: Mekanda sınırlı sayıda yer olduğundan kayıt yaptırmanız pek yerinde olur. acitatli.bdsm@gmail.com

* ‘AciTatli’ 2012 yılından bu yana BDSM üzerine çeşitli atölyeler, performanslar ve araştırmalar yapan queer bir sanat ve eğitim kolektifidir.

 

Film Gösterimi: Kuir Kısalar

Saat: 18:00 –  20:00   Yer: SALT Beyoğlu

23. İstanbul LGBTİ Onur Haftası için bir kez daha İstanbul’a gelen Pembe Hayat KuirFest, kuir kısalarla haftaya devam ediyor. Türkiye, Almanya, Lübnan, ABD gibi farklı ülkelerden, hem belgesel hem kurmaca kısalar bu seçkide bir araya geliyor. Böylece normal denilen içi boş kavramı bir kez de bu seçkiyle masaya yatırıyoruz.

 

AYI ONUR HAFTASI ANA PARTİSİ

Saat: 21:00  Yer: Mono Bar

Giriş: Ücretsiz

 

28 Haziran Pazar

Yürüyüş: “13. LGBTİ Onur Haftası Yürüyüşü”

Saat: 17:00  Yer: Taksim Meydanı

Bu sene 13.kez ve daha kalabalık olarak İstiklal Caddesi’ndeyiz, neşemizi, aşkımızı isyanımıza katarak sokakları, caddeleri gökkuşağı bayraklarıyla donatacağız, sloganlarımızla inleteceğiz. Sen yoksan bir eksiğiz!

 

Parti:  AYI ONUR HAFTASI KOKTEYLİ

Saat: 21:00   Yer: Mono Bar

Giriş: Ücretsiz ( Kokteyl içkisi ücretsiz)

 

Parti: 23. LGBTİ  Onur Haftası Kapanış Partisi

Saat: 22:00   Yer: İnternetten duyurulacaktır

Giriş: Ücretsiz

 

 

Adresler:

Barış Manço Kültür Merkezi

Caferağa Mah. Moda Cad. Nail Bey Sok. KADIKÖY

Tel: 0 216 418 16 46

Blok art Space

Faik Paşa Caddesi No:22 D:2 Beyoğlu 34433 İstanbul Türkiye

Cezayir Toplantı Salonu

Hayriye Sok. No: 12 / 2 Galatasaray (Galatasaray Lisesi’nin yanından inilince Cezayir Sokak’ın –Fransız Sokağı- yanındadır)

Tel: 0 212 240 34 45

D22

Bereketzade Mahallesi Şair Ziya Paşa Yokuşu, No:13/A 34421, Galata, Kuledibi/Beyoğlu 0 212 293 1992

Emek Sahnesi

Uzunçayır Cad. Doğançay İşhanı No 29/1 Hasanpaşa- Kadıköy

Tel 0 216 545 7376

Fransız Kültür Merkezi

İstiklal Caddesi No: 4 Taksim

Tel: (0) 212 393 81 11

Lambdaistanbul Kültür Merkezi

Osmanağa Mah. Halitağa Cad. Şemsitap Sok. Yılmaz Palas Ap. No:1 D:3 Kadıköy

Tel: 0 216 418 25 03

maumau

kuloğlu mah. ağa hamamı sok.

sözcük apt. no:25 (yadigar sok. 2/1)

Mono Bar

Büyük Parmakkapı Sok. No: 14 / 1 Taksim, Beyoğlu – Istanbul

SALT Galata

Bankalar Caddesi 11 Karaköy

Tel: 0 212 334 22 00

SALT Beyoğlu

İstiklal Cd No:136 Beyoğlu

Tel: 0 212 377 42 00

Şiddetsizlik Eğitim ve Araştırma Merkezi

Kuloğlu Mahallesi, Güllabici Sokak, No:16 / 2 Kat:2 Cihangir (Taksim İlk Yardım hastanesinin yanındaki sokaktan gelinebilir)

Tel: 0 212 244 12 69

Şişli Kent Kültür Merkezi

Halaskaragazi Caddesi No: 168 Şişli

Tel: 0 212 231 24 43

Emek Sahnesi

Uzunçayır Cad. Doğançay İşhanı No 29/1 Hasanpaşa- Kadıköy

Tel: 0 216 545 7376

 

Tunnel Sahne

Asmalımescit Mah. General Yazgan Sok. Mehdi Bey Apt. No: 6 Beyoğlu

 

Paylaş:

Film Gösterimi: Blue is the Warmest Color/La Vie d’Adèle

blueisthe-02

Bu yılın Altın Palmiye ödüllü filmi ‘Mavi En Sıcak Renktir’, iki kadın arasında gelişen tutkulu bir aşk hikâyesini anlatıyor. Tunus kökenli Fransız yönetmen Abdellatif Kechiche tarafından yönetilen filmin başrollerini Léa Seydoux, Adèle Exarchopoulos ve Catherine Salée paylaşıyor. Ücretli etkinliktir,  giriş: 10 TL

Adres: Fransız Kültür Merkezi

Paylaş:

Hormonlu Domates ve BDP’nin Adaylığı Üzerine Açıklama

Hormonlu Domates ödülleri her sene homofobik ve transfobik söylemlerin ve davranışların kaydedilmesi ve görünür olması amacıyla veriliyor; yani bir biçimde teşhir amacı güdülüyor. Bugün siyasi çevrelerde gerek taciz gerek şiddet gerekse siyaseten yanlış söylemler teşhir edildiğinde, çoğunlukla cezalandırma amacı varmış gibi görülüyor. Oysa teşhirin amacı, bir konuyu kamusal hale, kolektif hale dolayısıyla da siyasi hale getirmektir. Teşhir vesilesi ile öz örgütler, kadınlar ve LGBTİ’ler neye karşı durduklarını, neyi kabul edilmez bulduklarını açıklama fırsatına sahip olurlar.
Barış ve Demokrasi Partisi mecliste ve diğer politika alanlarında LGBTİ hareketinin taleplerini sıkça gündeme getiriyor, tartışıyor ve hareketle sürekli temas halinde, yoldaşlık kuruyor. BDP Gençlik Meclisleri’nin Dersim’de “Kutsallarımıza ve Ahlaki Değerlerimizin Yozlaşmasına ve Sömürgeciliğe İzin Vermeyeceğiz” pankartıyla gerçekleştirdiği yürüyüşü ve ardından gelen basın açıklamasını gördüğümüzde, yaşadığımız hayal kırıklığı, tahmin edilebileceği gibi çok büyük oldu. Bizler Kürt hareketinin KCK operasyonlarıyla, askeri operasyonlarla ve bu tip mafyatik operasyonlarla sömürgeci devlet tarafından hedef alındığının farkındayız; ancak kampanyada kullanılan dili, söylemleri ve sloganları onaylamamız, sonuçlarından endişe duymamamız mümkün değil. Burada tartışılması gereken husus bu sistematik şiddetle mücadele yöntemlerinin nasıl olacağıdır. Zira kadınları, LGBTİ’leri ve seks işçilerini hedef alan ahlakçı yöntemler hiçbir gerekçe ile meşrulaştırılamaz. LGBTİ hareket 20 küsur yıldır homofobi ve transfobiye karşı mücadelenin ötesine geçerek cinsel özgürlük, beden ve emek üzerine politika geliştiren bir örgütlenme. Dolayısıyla, özellikle son birkaç yıldır seks isçiliği politikası öncelikli gündemlerimizden biri.
“Genel Ahlak” bugün gerek iktidarın gerekse ona karşı muhalefetin sıkça kullandığı bir baskı aracı. Ahlakçılığın kadınları ve LGBTİ’leri mağdur etmediği bir coğrafya yok. Ahlakçılık söyleminin yaygınlaşması, hangi yerelde filizlendiğinden bağımsız olarak, hepimizi etkileme gücüne sahip. Keza gelen eleştiriler sonucunda ahlakçılık, homofobi, transfobi ya da cinsiyetçiliğin herhangi bir bölge ya da etnisitiye mahsus olmadığının farkında olduğumuzu söylemek durumundayız. Bunun yanında, fuhuş karşıtı kampanyanın, doğrudan seks işçilerini hedef almasa da kaçınılmaz ve yine yerelden bağımsız olarak etkisinin geniş bir alanda seks işçilerini mağdur edeceğini biliyoruz.
Bu noktada, öz örgütler olarak görevimizin, teması ve dayanışmayı sürdürürken aynı zamanda eleştirelliğimizi koruyabileceğimiz bir mesafede kalmak olduğunu düşünüyoruz. İşimizin zor olduğunun farkındayız çünkü bu çoğu zaman iktidara karşı birlikte mücadele ettiğimiz yoldaşlarımıza karşı da mücadele etmeyi gerektiriyor. Bu durum kendimizi hep diken üstünde hissetmemize neden olurken kimi zaman da, bu süreçte gördüğümüz gibi bizi yalnızlaştırabiliyor. Karşılaştığımız tepkinin yapıcı olmak bir yana son derece sekter ve dayanışmadan uzak olduğunu düşünüyoruz. Bu noktada “tek aday” meselesi ile ilgili bir özeleştiri vermemiz gerekiyor. Karşılaştığımız tepkiler sonucunda bu kategoride başka adayların da yer alması gerektiğine inanıyoruz. Adayları belirlerken, başka adayları eklememiz halinde oluşacak “BDP ile Hüda-Par ve Halk Cephesi nasıl aynı kategoride anılır?” sorusu bizi rahatsız etti. Dolayısıyla bu “Özel Ödül”ün, kurulan ittifak ve dayanışma sebebiyle BDP’nin eyleminin yarattığı hayal kırıklığını ifade edebileceğini düşündük.

Buradan çıkan tartışmanın dayanışmayı artırması umuduyla…

22. İstanbul LGBTİ Onur Haftası Çalışma Grubu

Paylaş:

22. LGBTİ Onur Haftası nerdeen nereye sergisiyle başlıyor Röp: Görkem Ulumeriç, Görsel: Ekin Hamiç

İstanbul LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) Onur Haftası bu yıl 22. yılını kutluyor. 23-29 Haziran tarihleri arasında “temas” temasıyla gerçekleşecek hafta, tüm İstanbul’u LGBTİ’lerin sanat, eğlence ve politikası, kısacası tüm alt-kültürüyle temas etmeye davet ediyor.

Haftanın son günü gerçekleşen LGBTİ Onur Yürüyüşüyle İstanbul’dan dünya gündemine oturan haftayı, ortaya çıkan olağanüstü enerjisinden hatırlayacaksınız. Yürüyüş bu yıl 29 Haziran’da, her yıl olduğu gibi İstiklal Caddesi’nde, ancak bu kez 100 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilmek üzere planlanıyor. İstanbul’un en önemli senelik etkinliklerinden biri olan hafta, LGBTİ hareketinin 22 yılının ziyaretçilere anlatılacağı bir sergiye de ev sahipliği yapıyor. Danışma kurulunda Erinç Seymen, Fatih Özgüven, CANAN ve DEPO’nun bulunduğu sergi hakkında konuşmak için Onur Haftası sergi komisyonundan Metin Akdemir ile SALT Galata’da buluştuk…

Bu sergi fikri nasıl ortaya çıktı?
Onur Haftası’nda daha önceki yıllarda da sergi yapılmıştı ancak biz bu yıl geçmişten günümüze LGBTİ mücadelesinden bir sanat pratiği yaratmaya çalıştık. O yüzden serginin ismini sergi komisyonundan Efe Songun’la beraber nerdeen nereye koyduk. Açık bir çağrıyla, sanat üreten herkesten bir iş istedik. Bir ay boyunca gelen işleri toparlayıp danışma kuruluyla değerlendirdik.

İşleri seçerken kriterleriniz nelerdi?
Olayın en zor kısmı burasıydı aslında. Birbirinden farklı disiplinlerden gelen sanatçıların işlerini aynı sergide buluşturmak danışma kurulunu çok zorladı. İşinin ehli, yetkin işlerin yanısıra büyük bir tutkuyla sanat üretmeye çalışan gençlerin işleri de vardı. Türkiye’de uzun yıllardır LGBTİ aktivizminin içinde bulunan sanatçıların da işleri bulunuyor. Aslında bu çok-kültürlü karmaşa, LGBTİ hareketinin içinde ne kadar farklı veçhelerin olduğunu bize gösterdi. Biz de bu karmaşanın içinde kimsenin kaybolmasına izin vermeden uyumlu bir bütün oluşturmaya çalıştık. Bir yandan keskin steril çizgiler diğer yanda rengarenk, sıcak ve tutkulu resimler yan yana gelecek.

Image

Ne tür işler var?
Serginin açıldığı gün canlı bir performans gerçekleştirilmesini hayal ediyoruz. Bunun yanısıra fotoğraf, GIF video, resim, kolaj ve farklı malzemeler kullanılarak üretilen yerleştirmeler bulunuyor. Bütün bu işleri, Erinç Seymen’in küratörlüğünde, danışma kurulumuzla birlikte sergi alanında Onur Haftası’nın konsepti “temas”ı da göz önünde bulundurarak yerleştireceğiz. Aynı zamanda “Temas” konsepti altında işleri bulunan sanatçıları herkese açık bir sanat forumunda bir araya getireceğiz.

Image

Nasıl bir forum kurguluyorsunuz?
Daha önce bir araya gelmemiş sanatçıları Onur Haftası dâhilinde birbirine temas ettirecek, LGBTİ hareketinin sanat ile bütünlüğünü sağlamaya katkıda bulunacak, bir yandan da Türkiye’de queer sanatın varlığını sorgulayacak tartışmaların üretileceği bir forum kurguluyoruz. Özellikle Avrupa’daki bianellerde queer sanat başlığı altında sergiler açılırken Türkiye’de bunun örneklerine az rastlıyoruz. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde Türkiye’de LGBTİ hareketinin güçlenmesi ve bir özne hâline gelmesiyle bu sanatın kendine yer bulması arasındaki ilişkiyi irdelemek istiyoruz. Queer sanat bir mücadele midir ya da bu sanat sokağa ne kadar yansıyor gibi soruların cevaplarını aramak istiyoruz. Bu forumda yapılacak tartışmaları içeren bir queer sanat kitabı da, forumun kazandırdıklarından olacak.

Image

Türkiye’de queer sanatın geleceği için ne hayal ediyorsunuz?
Catherine Lord ve Richard Meyer’in queer işleri anlattığı Art & Queer Culture kitabını her açtığımda çok heyecanlanıyorum. Bu kitap toplumsal hareketlerle queer sanatın nasıl birbiriyle uyum halinde ilerlediğini anlatıyor. Son dönemde Türkiye’deki tüm kazanımlar ve yaşanan kaosun bu sanata etkisinin ne olacağını görebilmek ve bu sanatın hayata temas ettiği yerleri inceleyecek kitapların kütüphanelere girmesi en içten heyecanım gibi görünüyor.

Image

nerdeen nereye sergisi 24 – 29 Haziran tarihleri arasında Hayaka Artı ve maumau galerilerinde. Sayfadaki işler Elif Keskinkılıç’a, ana görsel ise Ekin Hamiş’e ait.

Paylaş: