Kıvanç Tanrıyar – Erken dönem Türkçe edebiyatta heteroseksüel rejime direnç gösterdiği üzere “arzu” üzerine yazma fikri, birkaç yıl önce yerli edebiyata LGBTİ üzerine araştırma yapa kararını verdiğimde birdenbire ortaya çıktı. Araştırma için yıla çıkarken ilk etapta figürleri, yazarları, karakterleri LGBTİ olarak türleştirme hatasına düşmüştüm. Bu tip bir türleştirme pratiğinin meşru olabilmesi için ele aldığım dönemin LGBTİ diye adlandırılabilecek bir politikleşmeyi sağlamış olduğunu da ispatlamam gerekiyordu. Halbuki araştırmanın ileriki safhaları, arzu ve beden eksenli bir okumanın bu tip bir türleşmeyi aşmanın bir zorunluluk olduğunu gösterdi.  Guy Hocquenghem’in ünlü sözünün de akla getirdiği üzere: ‘homoseksüel arzu’ ifadesi anlamsızdır. Arzu homoseksüellik ve heteroseksüellik alt başlıklarına ayrılamaz.” Bu kitap “heteroseksüel arzu” gibi bir alt başlığın olduğunu varsayan bir anlayışla yazılmadığı için genel olarak “olma” ve “sahip olma” eksenindeki bütün enerjilere normatiften sapma ölçüsünde mümkün olduğunca yer verdi, bu işleyişleri heteroseksüelliğin de yer aldığı arzu skalasındaki bir çeşit gibi ele almadı. Bu bakımdan kitap “normal” cinselliği dışarıda bırakan bir bütün olarak arzuya ve bedene dair olmaya çalıştı denilebilir.

İsmail Yiğit – Bilimkurgu edebiyatı ve sinemasında, sadece spekülatif teknolojiler ve farklı gelecek tahayyülleri değil, alternatif toplum yapıları da işlenebilmektedir. Kimi bilimkurgu eserleri de distopik bir mercekle mevcut toplum düzenini sorgulatmayı ve “başka bir dünya mümkün” dedirtmeyi amaçlar. Ben de hazırlayacağım sunumda, bilimkurgu türünde bu bağlamda heteronormativiteyi sarsan konu ve karakterlere yer veren bazı edebiyat ve sinema/dizi eserlerinden bahsetmek istiyorum. Ayrıca 21.yy’da Roboseksüellikten de bahsedeceğiz: Susma, haykır, Roboseksüeller vardır!

Moderasyon: Cihangir Öz

Paylaş: