Tag Archives: Anasayfa Sütun 1.B

TEMAMIZI AÇIKLIYORUZ!

22-28 Haziran 2020 tarihlerinde gerçekleştireceğimiz 28. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nın temasını açıklıyoruz: ”ben neredeyim”.

2020 yılı kimimizin birbiriyle mesafesinin arttığı, kimimizin de kendisiyle mesafesinin azaldığı bir yıl oldu, oluyor. Ve bizler, türlü türlü krize ve damgalanmaya alışkın lubunyalar olarak tam gaz bir araya geliyor, örgütleniyor, şarkı söylüyor, sexting yapıyor, gullüm alıkıyor, varlığımızı ve bir aradalığımızı kutluyor ve diyoruz ki: “BEN NEREDEYİM”. Yönelimler, kimlikler, performanslar ve oluşlar nehrinde yıkanarak temaşa eden ya da nehre hiç girmeyip güneşlenen lubunyalar olarak diyoruz ki, bu nehirde, bu şehirde “ben neredeyim”. Salgında hayatlarını heteroseksizmle çevrili atanmış aile evlerine sığdıramayanlar, güvencesiz ve sömürüye dayalı işlerde çalıştırılan, salgında işinden olan, beldesiz kalan gacılar; özgürlükleri derdest edilmiş, virüse serbest, insana yasak sınırlarda daha güvenli bir hayat özlemindeki LGBTİ+’lar olarak soruyoruz: “ben neredeyim”. Rujları sürdük, ojeler tamam; straponlar belde, bıyıklar yaman; kimimiz kıllı kimimiz parlak, kimimiz nonoş kimimiz godoş… Maskeler çeşitli… Her gün gibi bugünlerde de… gökte gördük köprüyü, rengi yedi türlüyü! ——- en kötü alışkanlığım alışmak akmaya, adapte olmaya. pencere arasından sızıp, farklı ekran ışıklarıyla aydınlanmış suretlere düşüyorum aynı görüntüye bakıyorlar, çizgilerle birbirinden ayrılmış, ekrandaki kutucuklara sığdırdığım ve düştüğüm bambaşka suretler içlerinde, ev dedikleri bambaşka yerlerdeler hepsi… ben neredeyim? koskocaman yüksek bir binanın 28. katındayım bu kez. beyaz saçları, mavi âmâ gözleri, but tutar bir lubunya… şirkette sosyalleşebildiği anlarda ibne torunundan bahsediyor, pür dikkat dinliyor tüm iş arkadaşlarının tepkisini. güven duyduğu birisini arıyor kulakları; ki açılabilsin. “torunum yok evlenmedim ve hikayedeki ibne benim.” ben neredeyim, kimi duvarlı kimi duvarsız, her harfin tipi farklı kodeslerinde. bir gün ibne bir gün dönme bir erkek wc bir kadın wc havalandırma saatinin belalı barbisi, persona non grata abisi… yaylalara çıkmış bazı insanlar kiminin ellerinde çapalar, kiminin kitaplar yeniden başlamak için doğadalar. ben neredeyim? her daim kot giyerim kıvrım kıvrım… yapışkan. latex sıyrıldıkça deriden, ulaşıyorum, tene düşüyorum. bu ten kendini adlandırmıyor, sadece var oluyor. tıpkı yan sokaktaki anaokulunun rengarenk halısının üstünde oyuncaklarla oynayan o çocuk gibi. boğaz sularında, sabaha karşı bayram sokak’taki kahkahalarda gece yarısı caddelerde yankılanan topuklu seslerindeyim. gacılara kapanan kepenklerin tam önünden bir yol uzanıyor, pürtelaş’tan podyumlara oradan hastanelere, mahkemelere bir sokakta değil, tüm kentteyim. günü sonlandırıyorum yine doğarak, masada yarım bir naciye, gecenin beldesi ve yanında telefon. gelen mesaj: “seni çırılçıplak görmek, her yanını inek gibi yalamak istiyorum özgür bir inek gibi!” dünya sıcak, daha da sıcak olacak, kayıkları hazırlayın! sular ve transfeminizm yükseliyor!

Sen yoksan çok eksiğiz!

TEHLİKENİN farkında mısınız? Gittikçe renkler kayboluyor bu ülkede.

Tabii renklerle birlikte hak ve özgürlükler de.
İçimiz dışımız siyaset. Başka hiçbir şey konuşulmuyor, tartışılmıyor. Kutuplaşma arttıkça da, iki zıt kutup arasında kalan her şey kaybolmaya mahkûm oluyor. Siyaset dışında hiçbir şeyin esamisi okunmuyor. Artık böyle bir Türkiye’de yaşıyoruz. Renksiz, neşesiz ve dengesiz.
Alın size LGBTİ Onur
Yürüyüşü.
29 haziran pazar günü kutlanacak. Yıllar önce Lambdaistanbul tarafından bir avuç insanla, gönüllülük esasıyla gerçekleştirilen Onur Yürüyüşü, geçen yıl 70 bin kişiyle, dünyanın en kalabalık kutlanan ‘Onur Yürüyüşleri’nden birine dönüştü.
Müthiş bir şenlikti.
Dünya yazılı basınında ve sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri oldu.
Ne var ki bu sene, bütün hafta boyunca yapılacak paneller, aktiviteler, kutlamalar, tüm bunların bir kitaba dönüştürülmesi, küçük şehirlerdeki LGBTİ aktivistlerinin İstanbul’a getirilmesi ve yürüyüşte taşınacak tüm malzemeler için 30 bin dolara ihtiyaçları var. Bu parayı bulsalar da bulamasalar da, ‘Onur Yürüyüş’lerini gerçekleştirecekler ama hepimizin desteğini bekliyorlar…


Bu yılki sloganları:

Sen yoksan çok eksiğiz!

Görkem Ulumeriç, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi 

öğrencisi. 23 yaşında. LGBTİ Onur Haftası komite üyesi.
Bu yılki Onur Haftası üzerine konuştuk…
İstanbul LGBTİ Onur Haftası’nı kim düzenliyor?
-Kalabalık, gönüllü bir ekip. İçlerinde LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks) dernekleri, medya çalışanları, avukatlar, akademisyenler, öğretmenler, bankacılar, bolca üniversite öğrencisi, sanatçılar ve seks işçileri bulunuyor. İnanılmaz renkli, kocaman bir aile. İzmir’den Mardin’e kadar Türkiye’nin her kentinde yaşayan LGBTİ’lerin katkılarıyla daha da büyüyor. Onur Haftası, LGBTİ’lerin hak mücadelesinin ve taleplerinin gündeme taşındığı zaman…
Kimler katılıyor?
-Aklında, “Birlikte dünyayı daha iyi bir yer haline dönüştürebiliriz ve benim de buna bir katkım olabilir” düşüncesi olan herkes! Yıllardır mottomuz, “Sen yoksan 1 eksiğiz!” idi. Artık değiştirdik: “Sen yoksan çok eksiğiz!” diyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde sadece LGBTİ’lerin çabası yeterli olmuyor. Ortak ve herkesin kimliğine saygılı bir dünya hayal ediyorsak, bu dil, din, ırk, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği gözetmeksizin, herkesin emeğiyle gerçekleşecektir…
Geçen sene müthiş bir şenlikti, bu sene nasıl olacak…
-Yine çok görkemli olacak! Bu pazar herkesi davet ediyoruz. Biz en doğru politikanın, bireyin, baskılanmadan kendini özgürce gerçekleştirmesi ve ifade etmesi olduğuna inanıyoruz. Onur Yürüyüşü’yle bunu hep birlikte İstanbul’dan tüm dünyaya bir kez daha göstermek istiyoruz.


Buradayız, alışın, gitmiyoruz
Bizler durdurulamayız


Bu seneki sorun nedir?

-Türkiye’deki LGBTİ hareketi, inanılmaz hızlı bir şekilde büyüyor ve küçük şehirlere doğru yayılıyor. Gezi’yle birlikte birçok Anadolu şehrinde yeni LGBTİ örgütleri, oluşumları kurulmaya başladı. Bu yıl İstanbul’da, tüm Türkiye’deki tüm LGBTİ oluşumlarından misafir ağırlamak, etkinlikleri Türkiye genelinde gerçekleştirmek istiyoruz. Ulaşım ve konaklama konularında ciddi anlamda bütçe azlığı yaşamaktayız. Ayrıca Onur Yürüyüşü’ne katılım geçtiğimiz yıl çok yüksek bir sayıya ulaştı. Bu da baskı, afiş, duyuru, yürüyüş esnasında taşıdığımız pankartların masrafını iki katına çıkardı. Dileğimiz yürüyüşe gelen herkesi evlerine gökkuşağı bayraklarıyla gönderebilmek. Bunun için de ciddi bir bütçeye ihtiyaç duymaktayız. Onun dışında bazı yıllarda aldığımız fon desteğini de bu yıl gerçekleştiremedik. Fakat hiçbir şey yürümemizi engelleyemez! Onur Yürüyüşü her türlü maddi imkânsızlığa rağmen yıllardır yapıldı, yapılacak. Dünyanın her yerinden özgürlük çığlıkları yükselirken, biz de,23- 29 Haziran Pazar günü, sokakta olacağız, “Buradayız, alışın, gitmiyoruz! Bizler durdurulamayız!” diye haykıracağız. Ama tabii ki bize destek olursanız çok mutlu oluruz. indiegogo.com’da bir kampanya başlattık. (https://www.indiegogo.com/projects/2014-istanbul-lgbti-onur-haftasina-destek-ol) An itibariyle isteyen herkes istediği miktarda İstanbul LGBTİ Onur Haftası’na bağışta bulunabilir…

Dünyada, belediyesinden destek almayan birkaç yürüyüşten biri


Belediyeden destek beklemek saflık olur mu?

-Aslında, belki de olması gereken bu. Dünyanın en kalabalık yürüyüşlerinden olan İstanbul Onur Yürüyüşü, aynı zamanda dünyada belediyesinden destek almayan birkaç yürüyüşten biri ne yazık ki. Diğer örneklere bakıldığında, belediyeler bizim oluşturduğumuz bütçenin katbekat fazlasını şehirlerinin onur yürüyüşlerine sağlamanın yanında, sahip oldukları tüm imkânları da kullanıma açıyor. Üstelik neredeyse her şehirde belediye başkanı elinde gökkuşağı bayrağıyla yürüyüşte hazır bulunuyor. Her yıl yürüyüşe birçok milletvekilimiz katılıyor. Umarız bu sene, bizim belediye başkanlarımız da yürüyüşe katılır!

Ayşe Arman – Hürriyet Gazetesi