image

Tahrik mahrik, yok öyle bi şey!

Kayyum kaç kaç kaç ibnele geliyor
Kayyum kaç kaç kaç ibnele geliyor #ArkadaşlarımızıAlacağız #AşağıBakmıyoruz #BundanSonrasıHepimizde

Kayyum rektör Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne atanmasına yönelik düzenlenen eylemlerden biri, 300’den fazla eserin yer aldığı bağımsız bir sergiydi. Bu sergi kapsamında Kâbe, Şahmeran ve LGBTİ+ bayraklarını birlikte ele alan anonim bir eserin sergilenmesi, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği iddiasıyla hedef alındı. Hedef tahtasına konulan sadece eserin kendisi olarak da kalmadı. Arkadaşlarımız suçlandı ve özgürlükleri kısıtlandı. İkisi tutuklu, ikisi ev hapsinde olan 7 öğrenci hakkında görülen dava sebebiyle, bugün Çağlayan Adliyesi’ndeyiz!

Bugün arkadaşlarımız halkın bir kesimini başka bir kesimine karşı kışkırtmak iddiasıyla yargılanıyorlar. Halkın bir kesimi dedikleri müslümanlar, diğer kesimi de LGBTİ+’lar. Bu iki grubu birbirine karşı kışkırttıkları iddia edilenlerse, yargılamaları devam eden 7 üniversite öğrencisinin kendisi. 

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik edenler, havuz medyasıyla öğrencileri hedef gösterenlerdir. Toplumun düzenini bozanlar üniversitelerdeki, sokaklardaki, meydanlardaki barışçıl gösterileri yasaklayanlar, bu gösterilere saldıranlardır. Toplumu kışkırtanlar da, bugün arkadaşlarımızı yargılarken LGBTİ+’ları ve müslümanları birbirlerine karşıt iki grup gibi gösterenlerdir. 

LGBTİ+ olmak ve inançlı olmak bazen aynı bedende, bazen farklı bedenlerde, bazen  sanatta hayat bulan; diğer tüm kimliklerimiz gibi toplumsal çeşitliliğimizin parçası olan kimliklerdir. Bu kimlikler birbirine karşıt veya düşman kimlikler değildir. Boğaziçi’nin, İstanbul’un, Türkiye’nin çeşitliliğinden karşıtlık çıkarmaya çalışanlar, toplumsal barışın önündeki en büyük engeldir. Bizleri düşman gibi göstermeye çalışanlara inat, tahrik olmuyoruz! 

Sergiyi düzenleyen ve devamında haksız yargılanan Bağımsız Sanat Kolektifi BOUN SERGİ ve gelişen süreçte eserle ilişkilendirilerek haksız muamelelere maruz kalan ve kapatılan BÜLGBTİ+ Kulubü yalnız değildir. 

Asla yalnız yürümeyeceğiz! 

Tahrik mahrik yok öyle bir şey! Ama suç unsuru diye el koyduğunuz gökkuşağı bayraklarını onuruyla taşıyan lezbiyen, mezbiyenler varlar! Kulüp kapılarına kilit vurarak bir araya gelmemizi engellemeye çalışanlara rağmen yaşamın her alanına iz bırakan geyler, biseksüeller, translar, artılar, nonbinaryler ve daha nicemiz vardık, varız, var olacağız! 

LGBTİ+’ların, inançlıların ve diğer tüm toplumsal kesimlerin bir arada barış içinde yaşayacağı bir dünyanın çok uzağımızda olmadığını biliyoruz. Selo’yu ve Doğu’yu, ev hapsindeki arkadaşlarımızı, Boğaziçi eylemlerinde gözaltına alınan diğer tüm hak savunucularını da yanımıza alarak hayalimizdeki dünyayı kurmak için bir arada durmaya devam edeceğiz. 

Aşağı bakmayacağız, düşman olmayacağız! 

düz, ters 

düz, ters 

yıllardır kelepçeleriniz bedenlerimizde! 

yetmedi size, artık okul kapımızda!

dağlarımızda, ormanlarımızda!

sonraysa sanatta ve aşağı bakmayanlarda!

kampüste, 

sanatta, 

sokakta, 

suçlu atandık

yasalarınızla, kurallarınızla, 

“olur”larınız ve “olmaz”larınızla. 

inançlı, inançsız 

lgbti+, müslüman 

kadın, erkek 

kutuplaştırmanız son buluncaya;

yarattığınız ikililikler yıkılana kadar, 

kesiştikçe iç içe geçecek 

size teslim olmayacağız!